Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının iadesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
1.13.06.2014 tarihinde önleme araması kararına istinaden, sanığın sürücüsü bulunduğu malen sorumlu adına kayıtlı açık kasa kamyonet araçta yapılan aramada, kasa kısmında 15 adet bidon içerisindeki toplam 900 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiştir.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanığın aşamalardaki savunmalarında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, çiftçilik yaptığı için motorini traktöründe kullanmak amacıyla aldığını, kanun iadesi sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek dava konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemek için maddi imkânının bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Malen sorumlu beyanında;adına kayıtlı bulunan nakil aracını sanığa yedi yıl önce sattığını, bakiye borcu bulunması nedeniyle devrini vermediğini beyan etmiştir.
5.Suça konu motorinin kaçak olduğunu ilişkin analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
A.Nakil Aracının İadesi Yönünden;
Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtasının kayıt malikinin üçüncü kişi durumunda bulunması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,
3.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği, adli sicil kaydında görünen ilamın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıllık sürenin suç tarihinden önce dolduğu cihetle, ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmamasına göre hapis cezasının ertelenmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, "daha önceden 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmakla" biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
4.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/36 Esas, 2008/282 Karar sayılı ilamındaki erteli 1 yıl 8 ay hapis cezanın 14.05.2008 tarihinde kesinleştiği, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, denetim süresi sonunda ilamın infaz edilmiş sayıldığı 14.05.2009 tarihinden itibaren yargılamaya konu suçun işlendiği 13.06.2014 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 3 yıllık sürenin dolduğu bu nedenle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Nakil Aracının İadesi Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2020/510 Esas, 2021/928 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2020/510 Esas, 2021/928 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.