B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarih, 2015/97 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 09/12/2020 tarih, 2017/4401 Esas, 2020/6937 Karar sayılı bozma ilamında; "Kentsel ve tarihi sit alanı içerisindeki ... İlköğretim Okulunun, Tip Okul Uygulama Projesi kapsamında yeniden yapılmasına ilişkin olarak, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 02/11/2011 tarih 146 nolu kararı ile, Tip Okul Uygulama Projesinin kendi parseli üzerinde yapılmak kaydıyla düzeltmelerle uygun olduğuna, tevhid ve ifraza ilişkin talebin ise yeni hazırlanmakta olan ...Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında değerlendirilmesine karar verildiği, müze arkeologları tarafından düzenlenen rapor ile, temel kazı çalışmasına başlamak için 11/07/2012 tarihinde anılan adrese gidildiği, gerekli kontrollerin yapıldığı, parseldeki inşaat temel kazısı çalışmalarına parselin kazıya hazır hale getirilmesinden sonra başlanıldığı, buradaki kazı çalışmalarının 22/08/2012 de tamamlandığı, kazı çalışmaları sırasında parselin güney kesitinde bol miktarda eski döneme ait bulgulara rastlandığı hususlarının tespit edildiği, bunun üzerine Koruma Bölge Kurulunun 26/09/2012 tarih 899 nolu kararı ile; temel kazısının -5.15 kotuna kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde tamamlanarak kazı sonuç raporunun kurula iletilmesine, söz konusu kazı sonuç raporu değerlendirilerene kadar alanda herhangi bir inşai faaliyette bulunulmamasına karar verdiği, taşınmaza ilişkin 12/07/2012 tarihli yapı ruhsatı verildiği, yapı ruhsatının arkasında İstanbul Arkeloji Müzeler Müdürlüğü denetiminde yapılacak kazı sonucu bir bulguya rastlanması halinde ruhsatın geçersiz olacağı, Koruma Kurulunun 02/11/2011 tarih 146 nolu kararına göre uygulama yapılacağı hususunun şerh düşüldüğü, ancak buna rağmen, 21/01/2013 tarihinde yerinde yapılan incelemede, bodrum +zemin +2 normal katın kaba inşaatının büyük kısmının bittiği ve çalışmaların devam ettiğinin tespit edildiği dosya kapsamında, dava konusu yerin sorumlu müteahhiti olan sanığın, ifadesinde, kazı yapıldığı esnada arkeologların orada olduğunu, rapor hazırladıklarını beyan ettiği, bu durumda dava konusu yerde eski döneme ait buluntulara rastlandığından haberdar olduğu, ancak yapı ruhsatındaki şerhe rağmen ve Koruma Kurulu kararına riayet etmeksizin izinsiz müdahalede bulunduğu anlaşılan dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesisi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarih, 2021/22 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1,5237 sayılı Kanun'un, 52/2-4,53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.08.2022 tarih, 2022/112629 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; inşaatın durdurulmasına ilişkin yazının sanığa inşaat tamamlandıktan sonra tebliğ edildiğine, sanığın kastının bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 06/03/2013 tarih 92 sayılı kararına konu olan bu karara istinaden suç duyurusunda bulunulan kentsel ve tarihi sit alanı içerisindeki 3.derece koruma bölgesinde ilköğretim tesisleri alanında kalan ...Koruma Amaçlı Uygulama imar planı kapsamında değerlendirilen İstanbul ...İlçesi Ayvansaray Kasım Günani Mahallesi 297 pafta, 1842 ada, 23 parselde yer alan ... İlköğretim Okulu inşaatının yüklenicisi Ern Mimarlık şahıs şirketinin sahip ve sorumlusu, hatta mimarı olan sanık ...'in İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 02/11/2011 gün ve 146 sayılı kararıyla düzeltmelerle uygun bulunan Tib okul uygulama projesinde temel alt kotu olarak belirtilen -5.15 kotuna kadar İstanbul Arkeoloji müzeleri müdürlüğü denetiminde tamamlanarak kazı sonuç raporunun kurula iletilmesine rapor sonucu kurula değerlendirilene kadar alanda herhangi bir inşai faaliyette bulunulmamasına karar verilen mülkiyeti İl Özel İdaresine ait tescilsiz taşınmaza ilişkin İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünün 11/12/2012 gün ve B.16.4 KTM.0.34.14.02.160 sayılı yazısı 22/01/2013 gün ve 47 sayılı arkeolog raporunda belirtildiği gibi kurulun 26/09/2012 gün 899 sayılı kararına, 02/11/2011 gün ve 146 sayılı kararıyla uygun görülen temel alt kotu olarak belirtilen -5.15 kotuna kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde arkeolog bulundurularak kazı yapılması ve raporun kurula ulaştırılması kurulun görüşüne göre inşaai faaliyette bulunması gerekirken 21/01/2013 tarihinde yerinde yapılan incelemede bu kararlara aykırı şekilde denetimsiz kazı yapılarak kuruldan izinsiz fiziki müdahelede bulunduğu saptandığı anlaşıldığından; sanığın kurumlarca yapılan uyarılara ve alınan kararlara rağmen ısrarlı bir şekilde inşaat faaliyetine devam ettiği anlaşılmakla; TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 65/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, suçun işlenmesindeki özelliklere göre sanık hakkında taktiren TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.