Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Manisa ili Merkez ilçesi ... köyü 49 parsel (yeni 128 ada 3 parsel) sayılı 3.140 m² yüzölçümündeki taşınmazın, bağ niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı gerçek kişi adına tespit edildiği, satış ve intikal nedeniyle halen tapuda davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili; Manisa ili Merkez ilçesi ... köyü 49 parsel sayılı taşınmazın 1957 yılında yapılan tapulama çalışmaları esnasında tarla vasfıyla belgesizden tespit ve tescil edildiğini, orman Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca gerçekleştirilen orman kadastrosu esnasında 49 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman sınırları içerisine alındığının yapılan çalışmada ilan edildiğini, parsel maliki davalı tarafından orman kadastro çalışmalarının iptali için Manisa Kadastro Mahkemesinin 2006/67 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, Manisa Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılamada taşınmazın tamamının kesinleşen tahdit sınırlarında kaldığının anlaşıldığını belirterek, 49 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; davalının, dava konusu taşınmazı tapu dairesi kayıtlarına güvenerek 29.06.2006 tarihinde ..., ..., ..., ... ve ... adlarındaki iştirakçilerden satış yolu ile aldığını, Orman Kanunu 1. madde uyarınca yapılan çalışmaların taşınmazın tamamını değil bir kısmını orman sınırları içerisine aldığını, sadece kuzey hattının orman sınırları içerisine alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 26.12.2013 tarihli ve 2013/19 Esas, 2013/495 Karar sayılı kararla; davanın kabulüne, dava konusu Manisa ili Merkez ilçesi ... Köyü 49 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının dava konusu 49 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men-i'ne karar verilmiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/3490 Esas, 2016/1038 Karar sayılı ilamıyla; "... Manisa Kadastro Mahkemesinde 2006/67 Esas sayılı dosyasında kişi taşınmazın tahdit içinde kalan kısmı hakkında dava açtığından, tahdit dışında kalan kısım bu dosyada dava konusu değildir. Hal böyle olunca, Orman İdaresi ancak kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle dava açabileceğinden uyuşmazlığın taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre saptanan konumuna göre çözülmesi gerekir. Bu nedenle; mahkemece taraflarca ileri sürülen tüm deliller toplanarak, yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar ve haritası getirtildikten sonra bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; taşınmazın orman kadastro sınırları içinde bulunan kısmı yönünden davanın kabulü ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, orman tahdidi dışında kalan kısmı için ise davanın reddine karar verilmelidir. Ayrıca müdahalenin meni talebi yönünden, davalının taşınmaza müdahalesi tapuda malik olduğundan kaynaklanmakta olup, müdahalesinin haksız olmadığı anlaşıldığından müdahalenin men'i talebinin kabulü yönünde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir. Değinilen yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucunda kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 19.12.2017 tarihli ve 2016/516 Esas, 2017/494 Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu Manisa ili Merkez ilçesi ... Köyü Köy Civarı mevkii 49 parsel sayılı taşınmazın dosya arasında bulunan 28.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 2.235,00 m2 lik kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının men i müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/4256 Esas, 2021/3055 Karar sayılı ilamıyla; ".... Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda, çekişmeli taşınmazın tahdit sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptaline ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan 28.06.2017 tarihli teknik bilirkişi kurulu raporunda açı-ölçü ve koordinat değerleri ile alan hesabı bulunmadığından (A) harfi ile gösterilen bölümün yüzölçümünün nasıl hesaplandığı anlaşılamamakta olup, rapor bu haliyle infaza elverişli değildir. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmaz başında fen bilirkişisi refakatiyle keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenen (A) harfli bölümünün kırık noktaları, koordinat değerleri ile alan hesabını gösterir, infaza elverişli rapor alınmalı ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu Manisa ili Yunusemre ilçesi ... Mahallesi 49 parselin (yenileme ile 128 ada 3 parsel) bulunduğu yerde 24.04.2006 tarihli ilana çıkarılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunduğu, davalı tarafından daha önce 6 aylık itiraz süresi içerisinde kadastro mahkemesine açılan orman kadastrosuna itiraz davasında dava konusu taşınmazın orman sınırları içine alınan kısmının tahdit alanı dışına çıkarılmasının talep edildiği, Manisa Kadastro Mahkemesinin 2006/67 Esas, 2007/49 Karar sayılı kararı ile uygulanan hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre taşınmazın tamamının orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, Manisa Kadastro Mahkemesinin 2006/67 Esas sayılı dosyasında kişi taşınmazın tahdit içinde kalan kısmı hakkında dava açtığından tahdit dışında kalan kısmın bu dava konusu olmadığı, davacı Orman İdaresinin ancak kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle dava açabileceği, uyuşmazlığın taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre saptanan konumuna göre çözülmesi gerektiği, 25.10.2021 tarihli serbest orman yüksek mühendisi, harita mühendisi ve fen teknikeri marifetiyle tahdit sınırları içinde kaldığı belirtilen (A) harfi ile gösterilen bölümün kırık noktaların koordinat değerleri, alan hesabını gösterir kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek zemine uygulandığı, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde infaza ve denetime elverişli rapor ve kroki düzenlendiği ve buna göre kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan bilirkişilerin (3-A) harfi ile gösterilen 1.921,09 m2 yüzölçümdeki alanın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu Manisa ili Yunusemre ilçesi ... Mahallesi 128 ada 3 parselin (eski 49 parsel) bilirkişilerin 25.10.2021 tarihli raporunda (3/A) harfi ile gösterilen 1.921,09 m² lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının meni müdahale talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.