Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.06.2020 tarihinde davacı idaresindeki motorlu bisiklet ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 164.798,46 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve maluliyete itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan usul ve denetime elverişli raporlar ile davalı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamında sorumluluğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 164.798,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun 12 aylık süre beklenmeden düzenlendiğini, şekil ve esas bakımından mevzuata aykırı olduğunu, çelişki giderir rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyetin bir kısmının alt ekstremitede meydana gelen kırıktan kaynaklandığı, Yönetmelikte öngörülen bir yıllık süre dolmadan raporun tanzim edildiği, rapor usulüne uygun olmadığından usule uygun başvurudan söz edilemeyeceği, eksik evrakın tamamlanmasının iki aylık sürede mümkün olmadığı, davanın usulden reddi gerektiğinden diğer itirazların değerlendirmeye alınmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazınınn kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğunu ve hükme esas alınması gerektiğini, 11 ay sonra tanzim edildiğini, verilen kararın usul ekonomisine aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi ikinci fıkrası ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği 10.06.2020 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde "özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.04.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 11 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki ayak bileği ve ayak topuğu kırığı yaralanması nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. İtiraz Hakem Heyetince de; söz konusu eksikliğin tamamlanmasının uzun süre alacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup tahkim yargılamasında tarafların kabulü haline süre uzatılması mümkün olup taraflara bu hak kullandırılmadan başvurunun usulden reddine karar verilmesi bozma nedenidir.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.