1.Sanık müdafiinin vekâlet ücreti ile sınırlı temyizi yönünden; yüzüne karşı verilen hükme karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.02.2016 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı,

2. Katılanın temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Usul Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizi; vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılanın temyizi; suça konu bono üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmaksızın eksik inceleme ile beraat hükmü kurulduğuna ilişkindir.

A.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünde birinci paragrafında izah edilen sebeplerle sanık müdafiinin temyizinin süresinde olmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılanın Temyizi Yönünden

1. Gerekçeli karar başlığında 24.09.2014 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu bononun icra takibine konulduğu 04.09.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.01.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılanın Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.