B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine yapılan yargılamada, Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl hapis ve 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, mahkûmiyetine yeter delil bulunmadan ve lehe hükümler uygulanmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığın, temyiz dışı sanıklar ile birlikte hareket edip, temyiz dışı sanık ... aracılığıyla, oğlunu evlendirmek için kız arayan katılan ve oğlu ... ile tanışıp, katılan ve oğluna boşandığı eşi temyiz dışı sanık ...'i ... boşandığı eşinin yeğeni olan temyiz dışı sanık ... (...) (Çetin'i) ... ve kendisini ise ...'ın eniştesi...olarak tanıtarak, katılanın oğlu ile...isimli şahsa nişan merasimi yapılmasını ve katılanın...isimli şahsa nişanda iki bilezik, sekiz küçük altın, bir yarım altın ile 3.500,00 Türk lirası vermesini sağladıktan sonra, katılan ve çocuğuyla iletişimi kesip, haksız şekilde elde ettiği bahsedilen menfaati iade etmediği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığın edimini yerine getirmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılanın beyanı, sanığın savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarih ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli, 2013/70 Esas ve 2013/284 Karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması nedeniyle infaz aşamasında yapılan uzlaştırma işlemleri neticesinde 19.01.2018 tarihli ek karar ile tarafların uzlaşmaları nedeniyle hükmün ortadan kaldırıldığı, sanığın tekerrüre esas Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli ve 2007/378 Esas, 2011/234 Karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılmakla; bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/862 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.