HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2014/938 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş, gerekçeli karar tebliğine rağmen ayrıntılı temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle 2013 yılı Ağustos ayı içerisinde, sanık ...'ın lehtar ...- ... lehine iddianameye konu 10.11.2013 tarihli çeki keşide edip imzaladığı, çekin lehtarı ...işletmesi adına çek keşide etme yetkisi olmadığı halde sanık ... tarafından çekin arka yüzünün cirolanması suretiyle piyasa sürülen çekin ikinci ciranta ... tarafından tahsil amacıyla 20.11.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde çekin karşılıksız olması nedeniyle ödenmediği, çekin ilk cirantası ve lehtarı olan ...ve temyiz dışı sanık ... hakkında başlatılan icra takibi sırasında temyiz dışı sanık ...'ın imza itirazında bulunması üzerine takibin durduğu, bu suretle sanıkların iştirak halinde çekin arka yüzündeki birinci ciranta imzasında sahtecilik yaparak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık ..., çekteki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu, çeki hatır çeki olarak keşide edip ...'a verdiği, ancak ... tarafından çekin kullanılmayıp kendisine iade edildiği, bu çeki ticari alışveriş sırasında acil ihtiyacını karşılamak amacıyla verdiğini kabul etmiştir.

3. Sanık ..., bankadan kredi alabilmek için teminat olarak kullanmak amacıyla sanık ...'dan çek istediğini, arka yüzünü cirolayıp bankaya gittiğini, ancak bankanın çeki kabul etmemesi üzerine, cirosunu iptal etmeksizin ...'a iade ettiğini, suç işleme kastı olmadığını savunmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılabilmesi için tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi gerekli olup; sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/479 Esas, 2013/962 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 03.12.2013 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya konu suçun bu tarihten önce işlenmiş olması nedeniyle tekerrüre esas olamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilam bulunmadığının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, bu hususun Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.