Mahkûmiyet

Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/790 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararının, mağdur vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla değişik Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerekirken, mağdura çıkartılan duruşma günü davetiyesinin doğrudan aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması karşısında tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece kurulan hükümle ilgili temyiz hakkına sahip olan mağdura “Yapılan yargılama neticesinde yokluğunuzda kurulan hükmün yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekil tarafından temyiz edilmesine karşılık anılan karardan haberdar haberdar olmadığınız anlaşıldığından, ekte gönderilen gerekçeli hükme ilişkin evrakın tarafınıza tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde vekilin temyizine muvafakat etmediğiniz takdirde en yakın Mahkeme aracılığıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesine yazılı şekilde bilgi verilmesi, aksi takdirde muvafakat ettiğinizin kabul edileceği hususu ihtar olunur” şeklinde tebliğ şerhi içeren gerekçeli kararın tebliğiyle tebligat parçasının eklenip, hükmün mağdur tarafından temyizi halinde bununla ilgili ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle 25.03.2024 tarihinde karar verildi.