B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2017/997 Esas, 2019/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
1. Mahkemece; sanığın, gerçekte satmaya yetkili olmadığı çalıntı aracın üzerine satılık ilanı yazarak pazarlık yaptığı katılanlara kendisini başka bir isimle tanıtarak 397,00 TL haksız menfaat temin etmek suretiyle atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, katılanların beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4. Uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.