Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ... mirasçılarının davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi çalışma alanında bulunan 345 parsel sayılı 60.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, ...'in işgalinde olduğu şerhi verilmek suretiyle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve Miktat Altun, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1339 tarihli ve 2 sayılı tapu kaydına ve tedavüllerine dayanarak, tapu kaydının kapsamındaki taşınmaza İsmail Erdem ve arkadaşlarının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı - davacı...Toprak Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Şevval 1290 tarihli daimi 4 varak 55 ila 60 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak Hazine adına 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ve 5618 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kayıtlarının iptali ile müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaların birleştirilmesine karar verildikten sonra, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Davacı ... Çakmak ve müşterekleri, Kadastro Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi 345 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davacı ..., Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Gaziantep ili Islahiye ilçesi Emirler Mahallesi 345 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " tapu kaydı uygulamasının yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan kayıtların revizyon durumları ve yüzölçümleriyle geçerli olduğu gözetilmek suretiyle yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılması, taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması durumunda zilyetlikle kazanım koşullarına yönelik araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı, zilyetlik yönünden yapılan incelemede ise taşınmazın davacı ...'in zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davacı ... mirasçılarının davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise kamu düzenine yönelik aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın ...'in mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline verildiği halde, anılan Kanun hükmüne aykırı olarak, belirli bir veraset ilamına atıf yapılmadığı gibi, pay ve payda eşitliğini sağlar şekilde infazı kabil hüküm de tesis edilmemiştir.

Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25/1 inci maddesi hükmü gözetilerek, mirasçıları lehine tescil hükmü kurulan ...'in veraset ilamı, bu davaya özgü olmak üzere Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmeli ve ardından veraset ilamına atıf yapılarak, pay ve payda toplamı eşit olacak şekilde, adına tescil kararı verilen mirasçının / mirasçıların pay miktarı, adı, soyadı, baba adı ve T.C. Kimlik Numarası hüküm yerinde açıkça belirtilmek suretiyle, infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmaya elverişli bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözetilmeksizin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi hükmüne aykırı davranılarak, infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının, REDDİNE,

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, kamu düzeni de gözetilerek, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşları ve davacı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.