HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2016/459 Esas, 2017/813 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, fuhuş suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılıp
Sanığın fuhuş suçundan, iki kez 5237 sayılı Kanun'un 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; avukat tayin edilmediğine, zincirleme hüküm talebinin karşılanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına kararın bozulması talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde mağdurların fuhuş yapması için yer temin ettiği, gelen müşterileri adrese götürdüğü ve yatak ücreti olarak müşteri başı para aldığı böylece üzerine atılı suçun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabulünde ve her bir mağdura yönelik üzerine atılı suçtan zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalandırılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı tespit edilmiş ancak sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülerek; sanık ... hakkında verilen Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2017 Tarih, 2016/459 Esas, 2017/813 karar sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun'un 280/2-2 nci cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın her bir mağdureye yönelik ayrı ayrı zincirleme şekilde bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan aynı hükümler kurularak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
1. Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar, olay ve yakalama tutanağı, olayın ortaya çıkış şekli, mağdur ve tanık beyanları ve tüm dosya içeriği karşısında, temyiz sebebi olarak ileri sürülen lehe hükümlerin uygulanmaması hususunda ve sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükümlülüğe ilişkin "Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/174 esas, 2013/823 karar sayılı" ilamı yerine " Serik Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin (Aktarma ile Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/14 Esas, 2009/9 Karar) 06/03/2009 tarih 2008/751 esas, 2009/177 karar sayılı" kararının yazılması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden "Serik Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin (Aktarma ile Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/14 Esas, 2009/9 Karar) 06/03/2009 tarih 2008/751 esas, 2009/177 karar sayılı" ibaresinin çıkarılarak, yerine "Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/174 esas, 2013/823 karar sayılı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.