SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/243 Esas, 2011/110 Karar sayılı ilâmının, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle mahkûmiyetine ilişkin olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas başka bir hükümlülük kararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında hırsızlık ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
1) Sanığın bozmadan sonra kovuşturma aşamasında mağdurun zararını tamamen gidermesi karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanma şartlarının değerlendirilmemesi,
2) Olay sırasında yakalanan sanığın üzerinden çalınan cep telefonlarının çıkmaması karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/243 Esas, 2011/110 Karar sayılı ilâmının, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle mahkûmiyetine ilişkin olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas başka bir hükümlülük kararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması karşısında, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usûlünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.