Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/15036 Esas, 2020/171 Karar sayılı kararı ile "sanığın kiraladığı 10 ve 12 Metre ebadında iki adet platform dizel forklifti iade etmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin, hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığı ve hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi TCK’nın 155/1 maddesinde belirtilen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/86 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/86 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2020/11501 Esas, 2021/2774 Karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/376 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın eksik inceleme sonucu beraati yerine mahkûmiyetine hükmedildiğine ve cezasının ertelenmesi hususunda kazanılmış hakkın ihlal edildiğine ilişkindir.

1. Sanık ...'ın ... Mühendislik ... Ltd. Şti.'nin şirket ortağı ve müdürü olup katılan şirket'ten suç tarihinde 10 ve 12 Metre ebadında iki adet platform ile 2S330 Dizel Forklift kiraladığı ancak kiralama süresinin bitmesine rağmen kiralama bedelini ödemediği gibi kiralanan 10 ve 12 Metre ebadında iki adet platform ile 2S330 Dizel Forklifti katılan şirkete iade etmediği, bu suretle sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunmuştur.

2. Sanık aşamalarda değişen çelişkili savunmalarında atılı suçu kabul etmemiş ise de, alınan ilk ifadesinde atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

3. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibariyle sanığın aşamalarda alınan savunmaları ve dolaylı ikrarları, katılan dilekçesi ve ifadeleri, kira sözleşmesi ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

4. Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, taraflar arasında edim konusunda anlaşma sağlanamadığı için uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı anlaşılmıştır.

5.Yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamından sanığın atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1.Sanık hakkında Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/974 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/15036 Esas, 2020/171 Karar sayılı kararı ile "sanığın kiraladığı 10 ve 12 Metre ebadında iki adet platform dizel forklifti iade etmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin, hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığı ve hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi TCK’nın 155/1 maddesinde belirtilen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiş ise de; "sanığın kiraladığı 10 ve 12 Metre ebadında iki adet platform dizel forklifti iade etmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin, hizmet ilişkisinden kaynaklanmasa da ticari ilişkiden kaynaklandığı, bu nedenle sanığın eyleminin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğu anlaşılmakla, suç vasfında yanılgıya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmuş olması,

2. Kabule göre de;
a) Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/15036 Esas, 2020/171 Karar sayılı bozma ilamından önceki 04.11.2015 tarihli ve 2015/165 Esas, 2015/974 Karar sayılı mahkumiyet hükmünde, hapis cezasının TCK'nin 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ve anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada ertelemenin sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesine aykırı davranılması,
b) 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 25.09.2018 ve 24.03.2022 tarihli hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/376 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.