İNCELENEN KARARIN;
Resmi belgede sahtecilik suçu için ; 5271 sayılı Kanunun 232/2-c maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.
İstinaf başvurularının reddi, esastan reddi,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin İADESİNE,
Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise katılan vekili ve sanık müdafiinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
Dair karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/1986 Esas, 2018/1600 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/331 Esas, 2021/914 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2021 tarihli ve ret-onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
-Tanıkların yetkili mahkeme huzurunda dinlenmediğine,
-Soruları sınavdan önce temin ettiğine dair delil bulunmadığına,
-Kararın somut delillerle desteklenmediğine,
-HTS kayıtlarının tek başına hükme yeterli delil olmadığına,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığın kod ismi kullanarak örgütün mahrem yapılanmasında hava astsubayları grubunda öğretmen pozisyonunda olduğunun anlaşılması karşısında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden katılan vekilinin temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin İADESİNE,
2.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/331 Esas, 2021/914 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
27.06.2024 tarihinde karar verildi.