SAYISI: 2020/774 E., 2020/1023 K.
Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden T.C. ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkilerinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ..., sanık ... müdafinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen hükümleri, katılanlar vekillerinin ise Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/31 Esas, 2019/84 sayılı kararı ile sanıklar hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/774 Esas, 2020/1023 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.04.2022 tarihli ve kısmî ret, kısmî onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... temyiz sebepleri özetle:
1. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğine yönelik hiçbir delil bulunmadığına, 5271 sayılı CMK’nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine hükmedilmesi gerekirken, aynı maddenin (e) bendi gereğince beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, bu hususta düzeltilerek onama kararı verilmesini talep ettiğine,
2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine,
3. Tanık beyanlarının çelişkili, duyuma dayalı ve soyut olduğuna,
4. “Trodon” kodlu gizli tanığın duruşmada dinlenilmediğine,
5. Tanıkların aynı suçtan yargılanan kişiler olmaları sebebiyle beyanlarının mahkumiyete esas alınamayacağına,
6. ByLock kullanıcısı olmadığı gibi bu delilin hukuka aykırı olduğuna,
7. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,
8. Bank Asya’ya talimat ile para yatırmadığına,
9. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
10. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık ... müdafi temyiz sebepleri özetle:
1. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,
2. Savunma hakkının kısıtlandığına,
3. ByLock delilinin hukuka aykırı olduğuna, denetime elverişli olmadığına,
4. ByLock kullanıcısı olmanın da tek başına atılı suçun oluşmasına yeterli olmayacağına,
5. Tanık beyanlarının gerçek dışı, iftira niteliğinde olduğuna,
6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine,
7. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
C. Katılan TBMM Başkanlığı vekili temyiz sebepleri özetle:
1. 5237 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
D. Katılan T.C. ... vekili temyiz sebepleri özetle:
1. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama aşamasında davadan haberdar edilmemeleri nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanıkların FETÖ/PDY terör örgütü ile sıkı bağlantılarının olduğuna, örgütün hedeflerine yönelik fikir ve eylem birlikteliği içerisinde olduklarına, bu nedenlerle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçununa iştirak ettikleri gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmesinin talep edildiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile haklarında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda:
A. Sanık ..., sanık ... müdafi ve katılanlar vekillerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanıkların beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak:
Sanıkların atılı suçu işlediklerine dair delil ikame olunamadığının sabit olmasına rağmen haklarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince delil yetersizliğinden beraatlerine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
B. Sanık ... ve sanık ... müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanıkların örgüt içerisindeki konumları itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda oldukları, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve sanık ... müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemleri
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ..., Sanık ... müdafi ve katılanlar vekillerinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin temyiz istemleri
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ..., sanık ... müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/774 Esas, 2020/1023 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün birinci ve ikinci maddelerinde "CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca sübuta ermeyen suçtan sanığın" ibaresinin çıkarılarak yerine "yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince" ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... ve Sanık ... Müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin temyiz istemleri
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2020/774 Esas, 2020/1023 sayılı kararında sanık ... ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.