Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli kararı ile, yapı kayıt belgesinin bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılmasının gerekmesi ve sanığın usulüne uygun olarak savunmasının alınmaması nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesi 07.02.2020 tarihli kararı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine beraat kararı kaldırılarak atılı suçtan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 50 nci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, inşai faaliyetin bina niteliğinde olmadığına dair alınan raporlardan sonra alınan son rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuki bir gerekçesinin bulunmadığına, suça konu edilen yerin bina vasfında olmadığına, son rapora dayanılarak karar verilemeyeceğine ve bu raporun da yetersiz olduğuna yöneliktir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, yapı ruhsatı olmaksızın binasının çatısını kaldırıp yeni kat inşa etmesi nedeniyle imar kirliliğine neden olduğu iddiasıyla açılan davada Mahkeme, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yan tarafları tamamen kapatılıp, sadece ön tarafı açık bırakılan, üstü ahşap kaplama ile kapatılan ve ön kısmı demir profiller kullanılarak yüksekliği artırılan sundurma biçimindeki yapının, bina niteliğinde olması nedeniyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraate dair hüküm, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
1.Yapı tatil zaptı, bilirkişi raporları, fotoğraflar, alınan beyanlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça konu edilen teras kapatma biçimindeki eylemin, 3194 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamında bina niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, yerinde görülmeyen temyiz istemine itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.