SAYISI: 2019/2115 E., 2020/1113 K.
İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2018/309 Esas, 2019/414 sayılı Kararı ile
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/2115 Esas, 2020/1113 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.04.2022 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Tanık ile yüzleşme isteğinin reddedilerek soru sorma hakkının elinden alındığına,
2.Tanığın beyanlarının tutarsız olduğuna,
3.Sabit hatlara ilişkin HTS verilerinin hatalı olduğuna,
4.Gerekçeli kararın çelişkili olduğuna,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu belirtilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karar duruşmasında Segbis ile alınan beyanların çözümüne ilişkin tutanak dikkate alındığında sanıktan son sözünün sorulduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu gerekçe ile bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Sanık ile birlikte ardışık arandığı belirtilen Y.E.A., İ.K., O.S. ve B.M. isimli şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunması halinde adı geçenlerin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerektiğinde bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi,
2. Ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
3 .Kabul ve uygulamaya göre de,
gerekçeli karar başlığında gözaltında kaldığı tarih ve süreye yer verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/2115 Esas, 2020/1113 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.