SAYISI: 2021/247 E., 2021/485 K.

İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren duruşmasız yapılan inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/218 Esas, 2020/268 sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme suçundan üçer kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 38 inci maddesinin birinci fıkrası atfı gereğince 82 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca neticeten üçer kez 25 yıl hapis cezası ve hak yoksunlukları ile mahkûmiyet ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ve hak yoksunlukları ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30/03/2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/485 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme suçu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin 1 inci maddesinin a bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine ve neticeten üçer kez 16 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunlukları ile mahkumiyetine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2. Güney Karataş'ın soruşturma beyanının hukuka aykırı ve gerçek dışı, çelişkikli olduğuna,

3.TCK md. 38 açısından "Azmettirme", TCK md.39 açısından "Yardım etme" veya TCK md. 220/7 açısından örgütün amaçlarına genel yardım düzenlemelerinin hiçbirinin maddi-manevi koşullarının sanık açısından oluşmadığına,

4.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,

5.Dosya kapsamında somut delil bulunmadığına,

6.Dosyanın ssçlerin dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğine,

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin üçer kez kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüse azmettirme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüse azmettirme suçu bakımından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Mahkeme kabulüne göre; "DHKP-C mensubu silahlı terör örgütü yönetici veya üyeleri tarafından cephe milisleri diye tabir edilen halk cephesi silahlı unsurları tarafından verilen talimat gereğince dosyası tefrik edilen suça sürüklenen çocukların ... tarafından, ...'ın ise DHKP-C yöneticeleri tarafından yönlendirilerek eylem amaçlı Sultangazi İlçesi Gazi mahallesinde bulunan Cem evinde buluştukları, sanığın eylemlerde kullanılacak silahları ve mermileri suça sürüklenen çocuklara verdiği, birlikte iştiraken O2 karayolunun yanına eylem amaçlı ağaçlık alana konuşlandıkları, otoyolun yanında bulunan hakim, savcı ve korunan kişilerin genelde kullandığı güvenlik şeridinden sivil plakalı araç ile o vakit serbest olan çakar donanımlı ışıklı uyarı cihazı bulunan araçları ve polis araçlarını gözetleyerek eylem için bekledikleri, 279333 sicil numaralı koruma polis memurunun şoför olarak kullandığı, 286001 sicil numaralı polis memurunun ise koruma polisi olarak araçta bulunduğu makam koltuğunda ise sağ arka tarafta katılan Terörle ve Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosunda o vakit terör Cumhuriyet Savcısı olarak görevli ...'ın olduğu, o aracın geçişi sırasında hareket halindeki araca suça sürüklenen çocukların ateş etmeye başladıkları, kendilerine ateş edildiğini farkeden aracın uzaklaşarak hızını artırdığı ve çakarlarını kapattığı, mermilerin aracın depo kapağı ve arka çamurluk sağ arka kapısına isabet aldığı, söz konusu silahlı saldırıdan katılan ...'ın ve koruma polislerinin herhangi bir yara almadan kurtuldukları" şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eylemlerinin TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yöneldiği, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulandığı ve neticeten TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı İhlal suçunu oluşturacağı gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi ile suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, bu suça ilişkin beraat kararının aleyhe kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği dikkate alınarak bozma sebebi yapılmamıştır.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden suç tarihinin yakalama tarihi olan "14.12.2016" olarak yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/485 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.