Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız olarak ödediği kamu zararının ödemesi ile iade tarihi arasındaki sürede işleyecek faizi de hesaba katılarak 150.000,00 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/213 Esas 2018/874 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan yargılandığı, yapılan yargılama sonunda beraat ettiği, beraat hükmünün 14.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının soruşturma aşamasında kamu zararı olan 326.095,88 TL'yi İzmir Gümrük Saymanlık Müdürlüğüne ödediği, davacının beraat etmesi neticesinde mahkemece bu paranın kendisine iade edildiği, CMK 141 vd. maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunulabilecek hususların tahdidi olarak sayıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği taleplerin CMK'nın 141 ve devamı maddelerindeki koruma tedbirlerinin hiç birisiyle alakalı olmadığı, ayrıca bahse konu parayı davacının soruşturma aşamasında kamu zararı olarak ödediği, herhangi bir el koyma tedbirinin uygulanmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığ anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.