İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl davada davacı ...; Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde, tarafına ait Soğucak Mahallesi 109 ada 40 parsel, 106 ada 12 parsel, 101 ada 4 parsel, 109 ada 22 parsel, 109 ada 16 parsel ve 108 ada 23 parsel sayılı taşınmazların 2/B uygulaması sonucu orman vasfına haiz olduğunun ilgili komisyonca tutanağa bağlanıp ilan edildiğini, bu taşınmazların atadan kalma yerler olup tarla vasfında olduğunu ve ekim dikim yaptıklarını, taşınmazların orman vasfına haiz olmadığını beyanla, 11.11.2019 tarihinde ilan edilen orman kadastro tutanaklarının dava konusu taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada (2021/4 Esas) davacılar ... ve ...; dava konusu taşınmazların orman vasfına haiz olduğunun ilgili komisyonca tutanağa bağlandığını, atalarından beri ekip biçtikleri, kullandıkları taşınmazların orman vasfına haiz olduğuna dair ilgili komisyonca tutanak düzenlendiğini, bu işlemleri istemediklerini, bu durumda mülkiyetlerinin kısmen veya tamamen ellerinden çıkacağını, taşınmazları kadimden beri tarım ve hayvancılık için kullandıklarını beyanla, 55 Nolu Orman Kadastro Başkanlığı tarafından 11.11.2019 tarihinde askıya çıkartılan orman kadastrosu tutanaklarına itirazların kabulü ile bildirilen taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleşen davada katılan davacılar ..., ... ve ... vekili; davacı hissedarların tapu numaraları verilen taşınmazların orman sınırları içine alındığını öne sürerek dava açtıklarını, bu halde diğer hissedarlar olarak katılmak için müracaat etme zorunluluğu doğduğunu, dava açan hissedarların taleplerine aynen katıldıklarını beyan etmiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu edilen taşınmazların orman kadastro durumu, eylemli durumu, memleket haritasındaki durumu, hava fotoğraflarındaki durumu ve amenajman planındaki durumunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazların 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ilk orman tahdit çalışmasında orman sayılan yer olarak sınırlandırıldığını, ormanlar özel mülkiyete konu olamayacağından davacılara verilen tapuların geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmazların kanun koşulları oluşmadığı için 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 109 ada 16 parselin harita mühendisi bilirkişisinin 24.06.2020 tarihli raporu ve ekli krokide (C) harfi ile belirtilen (848,93 m2) kısmı ile 106 ada 12 parselin (A) harfi ile belirtilen (7.219,51 m2) kısımları yönünden davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın esastan reddine; 108 ada 23 parselin tamamı ile harita mühendisi bilirkişisinin 24.06.2020 havale tarihli raporu ve ekli krokide 101 ada 4 parselin (A) harfi ile belirtilen (34.790,85 m2), 109 ada 16 parselin (A) harfi ile belirtilen (14.122,98 m2) ve 109 ada 22 parselin (A) harfi ile belirtilen (60.712,96 m2) kısımlarına yönelik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacıların istinaf isteminin dilekçelerinde açıkça belirttikleri üzere 109 ada 16 parselin teknik bilirkişi raporunda C harfi ile belirtilen kısmı ile 106 ada 12 parselin (A) harfi ile belirtilen kısımlarına yönelik olmasına, yapılan keşif sonucu düzenlenen uzman orman ve harita bilirkişi tarafından gerek 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritasına gerekse 2019 yılında yapılan tahdit ve 2/B uygulaması ile teknik bilgi ve belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli bu taşınmaz bölümlerinin 1944 yılında orman tahdit sınırları içinde iken 2019 yılında yapılan çalışma ile orman sınırları dışına çıkarıldığının bildirilmesine, bu istem yönüyle davacıların sıfatı ve iddiası nazara alınarak davanın esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve istinaf nedenlerine göre davacıların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346.90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.