Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde motorsiklet sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 102.054,97 TL ve geçici iş göremezlik talebini 2.088,96 TL olmak üzere toplam talebini 104.143,93 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediğini, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun davacının yaralanması gözetildiğinde 1 yıllık iyileşme süresi beklenmeden hazırlandığı, bu nedenle maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı ve usulüne uygun raporla davalı ... şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının muayenesi yapılmak ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığını, aksi kanaatte olunsa bile yeniden maluliyet raporu alınabileceğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.08.2021 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca ''hipertrofik skar ve keloid'' yaralanması nedeniyle davacının maluliyet oranının % 5 olarak belirlendiği, maluliyet raporunda ''sağ diz altında 11,5x1,5 ciltten belirgin koyu renkli yara skarı var" şeklinde ifade yer aldığı, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ekindeki cetvellerin esas alınması gerektiği, yönetmeliğin eki cetvel incelendiğinde yara izinin vücudun % 1'ini geçmesi gerektiği, davacının raporunda tanımlanan skar dokusunun yüzölçümünün 17,25 cm2 olduğu, erişkin bir erkekte, Türkiye'de ortalama vücut yüzeyinin 1,89 m2, bunun %1'inin de 189 cm2 olduğu, davacının yara izlerine bakıldığında %1'in çok altında olduğu, maluliyet raporunun çok açık matematiksel bir çelişki içerdiği, hal böyle olunca maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediği için değil yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiğinin kabul edilmesi gerektiği ve davacının sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı, bu nedenle davalı ... şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği sonucuna varılması gerektiği, ancak, geçici iş göremezlik süresi, davacının yaralanmasının niteliği ve ağırlığı ile tedavi süresi göz önünde bulundurularak belirlenmekte olup, herhangi bir yönetmelikteki sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesine dair cetveller kullanılmadığı, maluliyet raporu ile belirlenen geçici dönem için tazminat tutarının, o kişinin %100 malul olduğu varsayımı ile hesaplandığı, bu nedenle ibraz edilen raporda geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğu belirlenmiş olup raporun bu yönden hükme esas alınabileceği ve aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik tazminatının 2.088,96 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisiyle davanın kısmen kabulüne ve 2.088,96 TL geçici iş göremezlik tazminatının 01.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin adli tıp raporu ile ilgili hiçbir uzmanlığı bulunmadığı halde maluliyet raporunda belirtilen arazların maluliyet dereceleri, iyileşme süreleri vb. teknik ve uzmanlık konusu gerektirecek hususlar hakkında kendi içerisinde değerlendirme yapması ve hükme varmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, teknik ve uzmanlık gerektiren konularda hâkim ve hakemlerin bilirkişilerden veya uzman kurumlardan teknik destek alması gerektiğini, davacının maluliyetinin tespiti için üniversite hastanesinden alınan ve dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki güncel yasal mevzuata uygun olarak düzenlendiğini ve davacı müvekkilinin tüm tedavi evrakları incelenmek suretiyle alanında uzman doktorlar ve tarafsız bir heyet tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kabul edilmemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 266 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 04.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ekindeki cetvelin esas alınması gerektiği, yönetmeliğin eki cetvel incelendiğinde yara izinin vücudun %1'ini geçmesi gerektiği, davacının yara izlerinin % 1'in çok altında olduğu, maluliyet raporunun çok açık matematiksel bir çelişki içerdiği, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiği ve sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmesi gerekir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Hakem Heyetince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konuda maluliyet oranı yönünden hesaplama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.