Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 677.452,00 amerikan dolarının el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, el koymanın haksız olduğuna, el konulan malların limanda bekleme sırasında henüz özet beyan aşamasındayken el konduğuna, el konma nedeniyle oluşan kazanç kaybının da hesaplanması gerektiğine, el koyma tarihinden itibaren en yüksek faizin işletilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/9 esas, 2018/20 karar sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının şirketine ait gemi ile naklettiği ürünlerine el konduğu, davacı şirket yetkilisi hakkında resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine, suça konu olan eşya bakımından gereğinin, Gümrük mevzuatı çerçevesinde yerine getirilmesi için Gümrük Müdürlüğüne ihbarda bulunulmasına, Sanık ... hakkında gümrük Kanunu'nun 241/4-c maddesi kapsamında işlem yapılması için gümrük müdürlüğüne ihbar bulunulmasına karar verildiği, kararın 05.12.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının şirketine ait gemi ile naklettiği ürünlerin Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonunu doğru bildirmediği, ...Gümrük Müdürlüğüne tescilli dava konusu özet beyana konu eşyaların beyan edilen GTİP'lerinin İstanbul Gümrük Laboruatuvar Müdürlüğünce yapılan analizleri sonucu doğru bildirilmediği, yine tespit edilen GTİP'ler nedeniyle eşya ithalinin yapılabilmesi için yetkili ithalatçı olunması gerektiği, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve dava konusu elkoyma işlemlerine kusurlu davranışları ile sebebiyet vermesi karşısında yasanın öngördüğü koşularının oluşmamasından bahsedilemeyeceğinden, dolayısıyla yapılan işlemde haksız bir elkoyma eylemin bulunmadığıavacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve dava konusu elkoyma işlemlerine kusurlu davranışları ile sebebiyet vermesi karşısında yasanın öngördüğü koşularının oluşmamasından bahsedilemeyeceğinden, dolayısıyla yapılan işlemde haksız bir elkoyma eylemin bulunmadığı,
İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ...Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 26/06/2019 tarihli yazısından; El konulan yakıtın, el koyma tarihinde yürürlükte bulunan ve kaçak petrolün tasfiyesini düzenleyen yasa hükümlerine uygun olarak satışının yapılarak bedelinin Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü veznesine ve Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü Ziraat Bankası ... Şubesine yatırıldığı, suça konu olan eşya bakımından gereğinin Gümrük mevzuatı çerçevesinde yerine getirilmesi için Gümrük Müdürlüğüne ihbarda bulunulmasına karar verildiği, CMK'nın 141/1-j maddesinde düzenlenen tazminat isteme şartlarının oluşmadığı, yasa ve yönetmelik gereği el koyma tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için ilave edilmesi gerekli olan kanuni faizin her zaman kurumdan istenebileceği ancak 5271 sayılı Yasa kapsamında tazminat konusu yapılamayacağı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.