Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı Avivasa A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar murisi ... ...'ün davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle hayat sigortası poliçesi imzaladığını, murisin vefatından davacıların davalı bankaya başvurarak kalan kredi borcunun sigorta şirketinden tahsil edilmesini ve hayat sigortası poliçesine göre teminattan kalan tutarın da mirasçıları olarak kendilerine ödenmesini talep ettiklerini ancak banka tarafından hayat sigortasının ikinci yılda yenilenmemesi nedeniyle ölüm anında hayat sigortası poliçesinin bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle davacılar tarafından dava tarihine kadar olan üç aylık taksitin ödendiğini belirterek poliçenin yenilenmesi yönünde muristen talimat alınmasına rağmen yenilenmemesinden doğan zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hayat sigortası şirketinin acentesi ve aynı zamanda lehdarı olan kusur ve ihmali ile bankaca yapılması gereken hayat sigortası poliçesindeki teminat kapsamında mirasçılarca davalı bankaya ödenecek murise ait kredi borcu kalmadığının tespitine ya da bu kısmın diğer davalı sigorta şirketince ödenmesine, hayat sigortası teminat miktarından kredi borcu tutarı düşüldükten sonra kalan kısmın mirasçılara ödenmesine yine murisin ölümü ile mirasçılardan baskı ile alınan ölümden sonraki üç taksit tutarı olan 2.361,21 TL'nin ödeme tarihinden sonra işleyecek faizi ile birlikte davalı ... T.A.Ş.'den alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 17.05.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ödenen kredi tutarının yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili banka yönünden husumet nedeniyle reddini, aksi halde sözleşmeye göre hayat sigortası yaptırılmasının ihtiyari tutulduğunu, müvekkili bankanın sigorta poliçelerini yeniletme gibi bir zorunluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Avivasa A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesine taraf olmadığından sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin 03.12.2014 tarih ve 2014/415 Esas, 2014/586 Karar sayılı kararıyla tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarih 2018/1212 Esas 2020/2991 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava, hayat sigortası sözleşmesine dayalı menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar davalı banka yönünden kredi sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak kendi lehine yaptığı bir düzenlemenin aleyhine yorumlanarak yükümlülük altına sokulmasının olanaklı olmadığı, bu nedenle sigorta sözleşmesinin yenilenmesi konusunda bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin ise kredi sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davada taraf sıfatının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Dosya içerisinde yer alan 15.05.2012 tarihli Yıllık Kredi Hayat Başvuru Formu incelendiğinde, sigortalı ... ... tarafından imzalandığı, poliçe süresinin 1 yıl olduğu, prim ödemesinin peşin olarak yapıldığı ve "İş bu poliçe yürürlükte kaldığı sürece Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Şirket) tarafından primlerimin, yukarıda bilgileri mevcut kredi kartı/hesap numaramdan tahsil edilmesi konusunda, Şirket'e tam yetki verdiğimi ve son kullanma tarihinin değişmesi halinde veya kartımın değişmesi durumunda bildireceğim yeni kredi kartım için de bu yetkimin geçerli olduğunu, aksini bildirmediğim sürece poliçemin otomatik olarak yenileneceğini beyan ve kabul ederim" ifadesinin yer aldığı görülmektedir. 15.05.2012 başlangıç ve 15.05.2013 bitiş tarihli Y-2159614 nolu 27-70 Yaş Kredili Hayat Sigorta Poliçesinde, sigorta ettiren aksini talep etmediği sürece poliçenin kredi süresince yenileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Yıllık (27-70 Yaş) Kredi Hayat Sigortaları Bilgilendirme Formu (7) nolu bendine göre, sigortalının vefatı halinde tazminat ödemesinin kredi tutarı kadar ilgili banka şubesine, teminattan arta kalan kısmın ise kanuni mirasçıların bildireceği hesap numarasına yapılacağı belirtilmiştir.
Sigortalı ... ... tarafından imzalanan Hayat Sigortası Prim Ödeme/Yeniden Poliçe Yaptırma Talimat Formu/Taahhüdü (Yıllık) incelendiğinde, sigortalının "Söz konusu kredi ile ilgili olarak imzaladığım/imzalayacağım Taahhütnamenin/Sözleşmenin "Sigorta Hükümleri" çerçevesinde, işbu hayat sigortası poliçesinin süresi sonunda, Bankanıza olan kredi borcum tamamen tasfiye olana kadar, Bankanız Dain-i Mürtehin olacak şekilde yeni bir hayat sigortası poliçesi yaptıracağımı, aksi halde Bankanızca belirlenecek fiyatlar ve koşullar üzerinden poliçe prim bedelinin aşağıda belirtilen mevduat hesabımdan tahsil edilmek suretiyle tarafınızca resen yeni bir hayat sigortası poliçesi yaptırılacağını, söz konusu mevduat hesabımda yeterli bakiyenin bulunmaması halinde ise, Bankanız nezdinde mevcut diğer hesaplarımdan veya Bankanız ile imzalamış olduğum Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi gereği prim ödemelerimin söz konusu mevduat hesabıma veya Bankanızca gerekli görülmesi halinde adıma açılmış/açılacak yeni bir mevduat hesabına tanımlı/tanımlanacak Artı Para Kredisi limitinden (Kredili Mevduat Hesabı'ndan) karşılanarak tahsil edilmesini, söz konusu limitin prim ödemeleri için yeterli olmaması halinde ise, limitin prim ödemesi yapılmasına imkan verecek ölçüde artırılmak suretiyle tahsilat yapılmasını ve tahsilat sonrasında limitin artırım yapılmadan önceki seviyesine çekilmesini talep, kabul, beyan ve taahhüt ederim." ifadesinin yer aldığı görülmektedir.
29294 sayılı ve 13.03.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin Bilgilendirme Yükümlülüğü başlıklı 7. maddesinde "(1) Kredi ile bağlantılı olarak yapılacak sigortalar konusunda, kredi sözleşmesi yapılmadan önce, kredi kuruluşu tarafından kredi kullanana bilgi verilir. Söz konusu bilginin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça tespit edilir. (2) Kredi kuruluşunun aracı olduğu kredi bağlantılı sigorta sözleşmelerine ilişkin bilgilendirme yazılı olarak yapılır. Kredi kullanan tarafından imzalanan bilgi formunun bir örneği kredi kuruluşu veya şirket tarafından saklanır. (3) Ancak, kişilerin fiziki olarak karşı karşıya gelmesinin söz konusu olmadığı hallerde veya işin mahiyetinin gerektirdiği durumlarda elektronik ortamda veya ilgilinin bilgi formuna erişimini mümkün kılan benzeri araçlarla bilgilendirme yapılabilir. Bu durumda, ispat yükümlülüğü kredi kuruluşuna aittir. (4) Kredi kuruluşunun aracı olduğu kredi bağlantılı sigortalarda verilecek olan bilgi formunun şekil ve asgari içeriği Müsteşarlıkça tespit edilir. (5) Şirket, kredi kuruluşunun bu Yönetmelik kapsamındaki bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmesini temin etmek üzere her türlü tedbiri alır." hükmü yer almaktadır. Aynı yönetmeliğin Yenileme ve Bildirim başlıklı 12. maddesinde ise "(1) Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir. (2) Kredi kuruluşu, sigorta sözleşmesinin yenileme döneminin geldiğine ilişkin kredi kullanana yapılacak bildirimi poliçenin vade sonu tarihinden on beş iş günü öncesinde gerçekleştirir. (3) Kredi kuruluşu, sigorta sözleşmesinin yenilenip yenilenmediğine ilişkin kredi kullanana yapılacak bildirimi, yenileme yapıldıysa yenilenen poliçenin vade başlangıcından itibaren, yenileme yapılmadıysa mevcut poliçenin vade sonu tarihinden itibaren beş iş günü içinde gerçekleştirir. (4) Kredi kullanan veya şirket tarafından yenileme yapılmasına ilişkin taahhüt verilmiş olması, kredi kuruluşunun yenilemeye ilişkin bildirim yapma yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. (5) Kredi kullananın sigortanın yapılması için verdiği teklifnamenin reddedilmesi, sigorta sözleşmesi şartlarında değişiklik yapılması, sigortanın herhangi bir nedenle sona ermesi veya prim ödemesinden muaf sigorta haline gelmesi durumlarında, söz konusu işlemin gerçekleştirildiği günden itibaren beş iş günü içinde, kredi kuruluşu tarafından kredi kullanana bildirim yapılır. (6) Kredi kuruluşu tarafından bu Yönetmelik kapsamında yapılması gereken bildirimlere ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça tespit edilir. Bildirimlerin zamanında ve gereği gibi yapıldığının ispatı kredi kuruluşuna aittir. (7) Yenilemelerde, bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde düzenlenen bilgi formunun verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu Yönetmeliğin 8 inci maddesi hükümleri kapsamında katılım sertifikası veya poliçe verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıların talebinin hayat sigortası teminat miktarı kapsamında davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti, teminat miktarından kredi borcu tutarı düşüldükten sonra kalan kısmın mirasçılara ödenmesi ve murisin ölümünden sonraki döneme ilişkin davacılar tarafından ödenen üç taksit tutarı olan 2.361,21 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine ilişkin olduğu, kredi veren banka ile sigorta şirketinin ayrı kuruluşun şirketleri olduğu gözönüne alınarak yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler ve davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... ... arasında düzenlenen poliçe hükümleri birlikte dikkate alınarak, davalı banka ve davalı sigorta şirketinin sorumluluklarının değerlendirilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu dosya kapsamı ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; bozma ilamında sigortalı muris ... ... tarafından imzalanan 15.05.2012 tarihli Yıllık Kredi Hayat Başvuru Formu ve Sigortalı ... ... tarafından imzalanan Hayat Sigortası Prim Ödeme/Yeniden Poliçe Yaptırma Talimat Formu/Taahhüdünün (yıllık) incelenmesinde belirtilen hususlar ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla, kredi sözleşmesi nedeniyle hayat sigortası yapılmasında gerek alacaklı bankanın ve gerekse borçlu sigortalının kredi borcunun teminat altına alınması nedeniyle menfaatlerinin bulunduğu, her iki tarafın da hak ve menfaatlerinin gözetilip korunmasının gerektiği dikkate alınarak, davalı bankanın sözkonusu hayat sigorta poliçesinin tanziminde dain ve mürtehin sıfatına haiz olması nedeniyle menfaatinin bulunduğu ve poliçeyi yenileme ve primlerini tahsil etme yetkisine sahip olduğu da gözönünde bulundurulduğunda; kredi borcunun teminatı olarak hayat sigortası poliçesinin yenilenmemesinde davalıların kusurunun bulunduğu, TMK madde 2’de yer alan dürüstlük kuralları gözetilerek kabul edilmiş olup, kredi hayat sigorta poliçesinin sigortalının talimatı bulunmasına rağmen; yenilenmemesi hususunda asgari özen yükümlülüğü yerine getirilmediğinden; davalı bankanın ve davalı (banka şubesinin sigorta acentesi sıfatıyla yaptığı işlemlerden ötürü) sigorta şirketinin de % 50 - % 50 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, kredinin tamamının mirasçılarca kapatılmış olması ve poliçe tutarının kalan kredi borcundan yüksek olması nedeniyle poliçe tutarı olan 27.300,00 TL'nin tamamının mirasçılara faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği ancak yenileme yapıldığı durumda yeni prim doğacağından davalı vekilinin bildirmiş olduğu 317,23 TL primin poliçe tutarından düşülerek mirasçılara ödenecek net tutarın 26,982,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.982,77 TL'nin ıslah tarihi olan 17.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... T.A.Ş. ve davalı Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.'den eşit oranda (%50) tahsili ile davacılara eşit oranda ödenmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıcının her bir kredi taksidinin ödeme tarihinden yapılması gerekirken ıslah tarihinden itibaren yapılmasının yerinde olmadığını, aksi kanaatte dava tarihi olması gerektiğini belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Avivasa Emeklilik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; poliçenin yenilenmesinde davalı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda ve mahkeme karar gerekçesinde davalının kusuruna ve sorumluluğuna dair açıklama bulunmadığını, ayrıca kredi borçlusunun da yenilenmemesinde müterafik kusurlu olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; poliçenin yenilenmemesinde davacıya kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporu ile davalı bankaya kusur izafe edilmesinin yerinde olmadığını, tüketicinin talebi olmadan yenileme yapılamayacağını belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sigortalının hayatını kaybetmesi nedeni ile menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435,1436,1437 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı Avivasa A.Ş. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı Avivasa A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ... A.Ş. ile davalı Aviva Sa A.Ş.'ye yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.