SAYISI: 2022/İHK- 7601

SAYISI: 2022/734

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalının eksik ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 131.615,12 TL olarak yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizle yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 19.08.2012 tarihinde meydana geldiği, KTK'nın 109/2 nci maddesi gereği 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

A.İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğramadığını belirterek esastan yapılacak inceleme ile karar verilmesini talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... tarafından 29.08.2019 tarihinde yapılan (kısmi) ödeme ile Borçlar Kanunu'nun 154/1 inci maddesi gereği, zamanaşımı kesilmiş ve yeni iki yıllık süre işlemeye başlamış olup, dava tarihi itibariyle yeni işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi Komisyona başvuru tarihi olan 09.09.2021 tarihi itibariyle dolmuş görünse de; 26.03.2020 tarihli, 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1 inci maddesi" uyarınca; sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlamış; durma süresinin başladığı tarih itibariyle, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılmıştır.Cumhurbaşkanı kararı ile uzatılan 3 ay 2 günlük sürenin eklenmesiyle zamanaşımı 31.11.2021 tarihinde dolmakta olup Komisyona başvuru tarihi 09.09.2021 olmakla zamanaşımı dolmadan başvuru yapıldığı için sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının reddine, esastan yapılan inceleme neticesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun bulunduğu, bu raporu esas alarak aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olarak ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu, ancak kaza tarihinden itibaren maluliyet tazminatı hesaplandığından geçici iş göremezlik talebinin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 131.615,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 132.115,12 TL'nin 12.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını,maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, nispi tam vekalet ücetine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beliterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, durma süreleri dikkate alındığında davanın süresinde açılmış olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmasına, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.4. bendinde yer alan "16.500,94 TL." ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.