Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 168 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ... köy yerleşim alanı tespit komisyonunun 22/07/2004 gün ve 2004/15 sayılı kararına dayanılarak ifraz edildiğini, ve köy tüzel kişiliği tarafından dağıtım ve satış yoluyla davalıya intikal ettiğini, taşınmazda satış tarihinden önce yapı bulunduğunu, Maliye Bakanlığının Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 2012/1 Sayılı genelgesi uyarınca köy yerleşme alanında işgalli alanların gelişme alanı olarak belirlenmemesi yani üzerinde yapılaşma olan yerlerin köy yerleşim alanı içine alınmaması gerektiğini bu yönüyle davalı adına oluşturulan tapu kaydının mevzuata aykırı olduğunu, ayrıca 4706 sayılı Kanunun 5/son maddesinin maddesi gereği hazineye intikal eden yapı ve tesisleri yapanların herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nün raporu okundu. Düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.