SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1 ve 286/2-b ve 286/2-g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin, yüzüne karşı tefhim edilen Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarih, 2021/768 Esas ve 2022/370 Karar sayılı kararı sonrasında, 11.03.2022 tarihli süre tutum dilekçesi sunarak, gerekçeli kararın tebliğinden sonra temyiz dilekçesinin sunulacağını belirtmesine ve gerekçeli kararın 29.03.2022 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 7 günlük yasal süresinden sonra sunulan 07.04.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de, sanık müdafiine gönderilen tebligatın 5271 Sayılı Kanun'un 295. maddesindeki temyiz süresine ilişkin meşruhatı içermemiş olması nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2020/14 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanıklar ... ve ...'in, maktule yönelik nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. Sanık ...'ın maktul ...'a yönelik değişen suç vasfına göre kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1,63,53/1-2-3. fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Sanık ...'in maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-j, 63,53/1-2-3. fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/768 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede:
A. Sanıklar ... ve ... hakkında ilk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden kurulan hükümlerle, sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaleti ile 82/1-a, 63,62/1, 53/1-2-3. maddeleri
uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Katılanlar Vekilinin temyiz istemleri; sanıklar ... ve ... yönünden koşulları oluşmayan takdiri indirim nedenlerine, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içinde kan gütme saiki ile eylemi gerçekleştirdiklerine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, eksik ceza tayinine ilişkindir.
2. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri; eksik incelemeye, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik koşullarının somut olayda oluştuğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, tasarlama koşulları bulunmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine, adil yargılanma ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğine, fazla ceza tayinine ilişkindir.
1. Sanıklar ... ve ...'in kardeş olup, sanık ...'in adı geçen sanıkların amcaları, sanık ...'ın da uzaktan akrabaları olduğu, olay günü, sanıklar ... ve ...'in, ikamet ettikleri Mutki ilçesi, Çığır Köyünden sanık ...'in sevk ve idaresindeki araç ile Güroymak ilçeye gelerek maktulün kullandığı aracı takip etmeye başladıkları, her iki aracın Mezarlık kavşağı denilen yerde durduğunda sanıklar ... ve ...'in araçtan inerek ele geçirilemeyen silahlar ile maktule ateş ettikleri, önceden verdikleri suç işleme kararı doğrultusunda olay günü bir ilçeden başka bir ilçeye yanlarında silahlar ile gelen sanıklar ... ve ...'in, eylemlerinin icrasına kadar geçen tasarlamaya elverişli makul süre içinde kararlarında sebat ve ısrar edip kararlarından dönmeyerek eylemlerini gerçekleştirdikleri, daha sonra tekrar araca binerek kavşaktan dönüş alıp Bitlis istikametine doğru seyir hâline geçtikleri, diğer sanıklar Mehmet Şirin ve Ümit'in, diğer sanıklar ... ve ...'i maktule yönelik eylemlerine azmettirmek suretiyle suça iştirak ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil mevcut olmadığı, maktulün sanıklardan ... ve ...'ın ateş etmesi neticesinde yaralanarak otopsi bulgularına göre kafatası, ekstremite ve seri kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanıklar ... ve ... hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının somut olayda bulunmadığı, sanıklar Mehmet Şirin ve
Ümit hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı ve verilen beraat hükümlerinde isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; sanıkların mensubu bulunduğu ... ve maktulün mensubu olduğu ... aileleri arasında 2012 yılında meydana gelen kavga sonucu sanıklar ... ve ...'in babası, Mehmet ...'in de kardeşi olan ... ...'in ölümü nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, ... ailesinden ... ve ... ... hakkında kamu davası açıldığı, Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/65 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ... ...'ın beraatine karar verildiği, beraat kararlarının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/693 Esas, 2019/1971 Karar, 02/04/2019 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, maktul ... hakkında ise şüpheli sıfatıyla soruşturma yürütüldüğü, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2013 Tarih, 2013/152 Soruşturma numarası ile maktul ...'ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, ... ...'in ölümünden dolayı ... ailesince ... ailesinin suçlanarak sorumlu tutulması yüzünden aileler arasındaki husumetin büyüdüğü, sanık ...'ın önceki öldürme suçuna fail, yardım eden veya azmettiren olarak iştiraki bulunmayan maktulü bir görevi yerine getirme inancı ve sırf kan gütme saikiyle öldürdüğü, sanık ...'in de sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında tasarlayarak ve kan gütme saikiyle maktul ...'yi öldürmekten 5237 Sayılı Kanun'un 82/1-a, j maddesi uyarınca cezalandırılmaları yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesinden cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/768 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve Abduzaziz Kızılşah Hakkında Kurulan Hükümler Yönnünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/768 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden katılanlar vekilinin temyiz istemleri kısmen yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.