HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
Sanık ... müdafii dosyaya sunmuş olduğu 04.07.2022 tarihli 15.04 havale tarihli dilekçesinde itiraz kanun yoluna başvurmuş olduğunu, daha önceki dilekçenin sehven temyiz dilekçesi olarak gönderildiğini beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında sanık ... hakkındaki hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
İstinaf mahkemesi kararının sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanacağına dair 5271 sayılı Kanun'un 280/3. maddesindeki yasal düzenleme göz önüne alındığında;
Soruşturma aşamasında yapılan iade nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1. maddesi uyarınca sanıkların cezalarından 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin eden ilk derece mahkemesinin sanıklar ..., ..., ..., ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini düzelten İstinaf Mahkemesince; istinaf talebi reddolunan sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün de 5271 sayılı Kanun'un 280/3. maddesi gereği düzeltilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de anılan hususta kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, suçun güçlü delillerle kanıtlanmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, suçun unsurlarının oluşmadığını, suç vasfında yanılgıya düşüldüğünü, sanığın beraatine karar verimesi gerektiğini belirtmiş, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; kesin delil bulunmadan mahkûmiyet kararı verildiğini, tanık beyanları hususunda araştırma yapılmadığını, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüş, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; sanık hakkında 167/2. maddenin uygulanması gerektiğini, zararın soruşturma aşamasında giderildiğini, 2/3 oranında cezadan indirim yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, sanık Yudanur Bozkurt müdafii dilekçesinde özetle; sanığın yağma fiilini işleme kastının bulunmadığını, gerekli araştırmanın yapılmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, cezanın üst sınırdan verilmesinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.