SUÇLAR: Kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik kasten yaralama, mala zarar verme ve şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından; sanık ... hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik kasten yaralama, mala zarar verme ve şikâyetçi ...'ye yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/607 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk, müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk, müdafii ve sanığın temyiz istemlerinin CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

2. Sanık ... hakkında, şikâyetçi ...'ye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın, suça sürüklenen çocuk ile birlikte, gece saat 22.30 sıralarında, şikâyetçiye ait ikâmetten, şikâyetçinin rızası sona ermesine rağmen çıkmamaları biçimindeki eyleminde, sanık hakkında TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, şikâyetçi ...'ye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuğun, sanık ... ile birlikte, gece saat 22.30 sıralarında, şikâyetçiye ait ikâmetten, şikâyetçinin rızası sona ermesine rağmen çıkmamaları biçimindeki eyleminde, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkûm olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adlî para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi hâlinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde kısa süreli hapis cezasının tamamen infazına karar verileceğinin ihtarına ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.