İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.Mahkemece itirazın kaldırılmasına, kiralanan yargılama sırasında tahliye edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerekçelere,sözleşmede aylık kiranın 2.750 TL olarak kararlaştırıldığına göre davalı ...'nın temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı kefil ...'un temyiz itirazlarına gelince:
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.1.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini ... müşterek borçlu–müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kira sözleşmesinin başlangıç ve süresi belli olduğuna göre,kefilin kefaletinin belirli süreli olduğunun kabulü gerekir. B.K.nun 484.maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı miktarın belli olması gerekmektedir.Sözleşmenin 9 maddesinde “kefilin kefaleti müteselsil kefalet ve müşterek borçlu olup kiracılık devam ettiği sürece kefilin kefaleti de müteselsil kefalet ve müşterek borçlu olarak devam eder” şartı yer almış ise de Dairemizce de benimsenen YHGK 13.11.1996 tarih ve 1992/12589 sayılı kararı gereğince, kefaletin süresiz olduğuna dair bu koşulda geçerli değildir.Bu nedenle kefil hakkında açılan itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kararın yukarda bir nolu bentte yazılı nedenle davalı ... yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı ...’a ilişkin BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.