SAYISI: 2022/İHK-7278

SAYISI: K-2021/187222

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin oğlu ...un 16.08.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınmış olan ... plakalı araç sürücüsünün oluşan kazada asli kusurlu olduğunu, 08.12.2020 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edilen ihtarla tazminat talebinde bulunulduğunu, taraflarına 05.03.2021 tarihinde 70.816,66 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek alınacak bilirkişi raporu sonrasında tam ve kesin tutar bilinebileceğinden maddi (cenaze masraf ve giderleri ile destekten yoksun kalma tazminatı) ve manevi tazminat olmak üzere şimdilik 20.001,00 TL'nin ihtar tarihinden başlamak üzere faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile taleplerini destekten yoksun kalma tazminatı yönünden 126.528,11 TL arttırarak 144.528,51 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmek suretiyle 144.528,51 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze masraf ve giderleri ile 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere dava değerini toplam 146.528,51 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan 70.810,66 TL tutarındaki ödemeyle davacıların zararının tazmin edilmiş olduğunu, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılması ve desteğin koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılmak suretiyle emniyet kemeri kullanılmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça cenaze dolayısıyla yapılan harcamalara ilişkin fatura ya da herhangi bir belge sunulmadığından söz konusu talebin reddine karar verildiği, manevi tazminata ilişkin talebin ise teminat dışı olması nedeniyle reddedildiği, 04.11.2021 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin talepte bulunduğu uyuşmazlık tutarı olan 20.001,00 TL'lik cenaze masraf ve giderlerinin, destekten yoksun kalma tazminat tutarının ve manevi tazminat tutarının davacılar bazında ayrı ayrı belirtilmesine karar verilmesine rağmen davacılar vekili tarafından konuya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının 20.001,00 TL tutarındaki tazminat talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; savunma ve ıslah haklarının mevzuata aykırı şekilde kullandırılmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının sunulmasını müteakip Hakem Heyeti tarafından itirazlarının kabulü ile ek rapor alınması veya reddi ile ıslah dilekçesi var ise ıslah dilekçesinin sunulması amacıyla yapılması gereken bilgilendirmenin taraflarına iletilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmesine rağmen bütün taleplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak reddedildiğini, usulden ret kararının kanuna ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, talep edilen cenaze gider ve masrafının ilgili makamlarca takdir edilmesi veya bilirkişilerce hesaplanarak taraflarına ödenmesi gerektiğini ileri sürerek itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak ve itirazları noktasında değerlendirme yapılmak suretiyle ara karar kurulmasını, bu ara kararın tebliğini müteakip davanın taraflarınca ıslah edilen değeri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda davacı anne için 118.284,50 TL ve davacı baba için 101.584,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı ... tarafından yapılan ödemenin güncel değerinin 75.304,30 TL olup her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 37.652,15 TL'nin bilirkişinin belirlediği miktardan mahsubu sonucu bulunacak tutarın davacılara ödenmesi gerekir ise de Uyuşmazlık Hakem Heyetince istek kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmediğinden bahisle davanın reddedildiği, davacı anne için 80.596,53 TL, davacı baba için 63.932,16 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından istek kalemlerinin miktarları ayrı ayrı belirtilmemesi gerekçesiyle dava reddedildiğinden Heyetlerince davacı vekilinden dava dilekçesinin her bir alacak için ayrı ayrı belirlenmesi konusunda beyanda bulunulmasının istendiği, davacı vekilinin 10.03.2022 tarihli açıklama dilekçesiyle maddi tazminat olarak davacı anne için 73.264,25 TL, davacı baba için 73.264,25 TL talep edildiğinin belirlendiği, bu itibarla cenaze gideri ve manevi tazminat dışında davacı anne için 72.264,25 TL, davacı baba için 72.264,25 TL destekten yoksun kalma tazminatı istenmiş olup talepten fazlasına karar verilemeyeceğinden davacı anne için 72.264,25 TL, davacı baba için bilirkişi raporunda belirlenen 63.932,16 TL 'ye karar verilmesi gerektiği; cenaze giderlerinin ise Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2 inci maddesi kapsamında ele alınması gerektiği, bu kapsamda olay tarihindeki ekonomik koşullar ile davacıların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında zorunlu cenaze ve defin gideri için istenebilir tutarın 1.000,00 TL seviyesinde olabileceği sonucuna varıldığı davacıların da bu miktarı istediği, manevi tazminat isteminin ise teminat dışı olduğu, bu itibarla davacı vekilinin manevi tazminat dışındaki itirazlarının kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 72.264,25 TL, davacı ... için 63.932,16 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze gideri masrafı olmak üzere toplam 138.196,41 TL'nin 21.09.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 1.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile aktüer raporunda çıkan tutar arasındaki farkın öncelikli olarak esas alınan aktüeryal yöntem dolayısıyla oluştuğunu zira müvekkili şirket tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi uygulanarak yapılan hesaplama ile davacılara hak ettikleri tazminatın ödendiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartlar gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yöntemi uygulanması gerektiğini nitekim talepleri doğrultusunda hesaplama yapıldığında müvekkilinin hakkaniyetli ödeme yaptığının anlaşılacağını, bilirkişi raporunda esas alınan kusur oranlarının uyuşmazlığın çözümü kapsamında detaylı incelenmediğini, kusura ilişkin uzman raporu alınmadan davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün kazada etken kusurlu kabul edildiğini, davacıların desteğinin kafa travmasından kaynaklı vefat ettiğinin otopsi raporunda ve ölüm belgesinde açıkça kayda geçmiş olup hayatın olağan akışı göz önünde bulundurulduğunda koruyucu tertibat tedbirine başvurmadığının açık olduğunu bu itibarla desteğin koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılması ve %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerekirken davacılar lehine fazla vekalet ücretine karar verildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 16.08.2020 tarihli trafik kazası sonucu davacıların oğlu olan desteğin ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masraf ve giderleri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51,52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

Somut olayda; kaza tespit tutanağında destek ...un emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmişse de; dava konusu kazaya ilişkin ceza soruşturmasında yer alan Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağındaki tespitler ile araçta bulunan sürücü ...un ifadelerine göre desteğin kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. İtiraz Hakem Heyetince taleple bağlı kalındığı belirtilerek davacı ... için 72.264,25 TL, davacı ... için 63.932,16 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze gideri masrafına hükmedilmiş olup her bir davacı için hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları nazara alındığında toplamda 137.196,41 TL'nin tahsiline karar verilmesi gerekirken tahsiline hükmedilen toplam tutarın 138.196,41 TL olarak belirtilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi