SUÇLAR: Cinsel saldırı, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;6217 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında cinsel saldırı, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın;
a) Mağdureye karşı cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Mağdureye karşı konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Mağdureye karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca doğrudan 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
d) Mağdura karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca doğrudan 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Özetle sanık hakkında verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik tahkikat neticesinde kurulan hükümde lehe delillere itibar edilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türleri ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.