Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; havuzu hayır için yaptığına, ormanı işgal etmediğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede orman alanında bahçe sulaması için havuz yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, duyarlı bir vatandaş olduğu için plastik havuz yaptığını, sulamak istediği fidanların ormanda kaldığını, suç kastı bulunmadığını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, orman diri örtüsünün yok edilerek açma yapıldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.

Suça konu yerde bulunan havuzun müsaderesi hususunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.