Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; suç konusu yerin orman vasfını yitirip tarım arazisi olduğuna, alanın 2/B ile orman dışına çıkarıldığına, 2010 yılından beri suça konu yeri kullanmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan yapılan yargılamada keşif sırasında sanığın suça konu yeri kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, suça konu yeri 2010 yılından beri kullanmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu, suça konu yerde kiraz, dut, ceviz ve badem fidanları bulunduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşen orman kadastrosuna göre orman parseli sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.

Suça konu yerde yapılan orman kadastrosuna ilişkin askı mazbatası dosyada mevcuttur.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.