Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.12.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat H... Y... geldi davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların ortak miras bırakanı olan A... G...’in maliki olduğu 2913 ada 8 parsel sayılı taşınmazını 16.04.1996 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğluna temlik ettiği ve bu temliki işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davacı Y... Dışındaki davacıların davasının kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddi ile hükmün ONANMASINA,
Ancak, davalının davacılardan Yılmaz bakımından temyiz itirazlarına gelince;
Davacı Y... G..., 08.08.2011 tarihli hakim havaleli ve arkasında kimliği tespit edilip, feragat beyanı ve imzası alınan dilekçesiyle “ mirasçılıkla ilgili payına isabet eden haklarını daha önceden aldığını, gerek açtığı bu davadan ve gerekse davalıya karşı tapu iptali, tescil, tenkis gibi mirasçılıkla ilgili tüm haklarından gayrıkabili rücu olarak feragat ettiğini, bu davadan feragat ettiğinden davanın reddine karar verilmesini istediğini” bildirmiştir.
Bilindiği üzere, feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kural olarak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Ne var ki, adı geçen davacı sonradan 09.12.2011 havale tarihli ve arkasında kimliği tespit edilip, feragatten vazgeçtiğine, döndüğüne dair beyan ve imzası alınan dilekçesiyle, “dosyaya tarafından feragat dilekçesi verilmiş ise de, ancak karşı tarafın verdiği sözü yerine getirmediğinden feragat kararından vazgeçtiğini” beyan etmiş, vekili de 24.01.2012 tarihli celsede, feragat beyanının hile sonucu alındığını ifade etmiş, mahkemece de, davacılardan Y...’ın feragat dilekçesini hata ile verdiği kabul edilmek suretiyle neticeye gidilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, hata ve hile iddiaları her türlü delille kanıtlanabilir. Somut olayda da, feragatin iradeyi bozucu bir nedene dayalı olduğu ileri sürülmüş olup, bu olgunun ispatı açısından tanıklar da dinlenmiştir. Ancak, hile olgusunun varlığı ve davacının ne şekilde hileye düşürüldüğüne ilişkin olgular tanık dahil her türlü kanıtla ispatlanabilir ise de, feragatin bağlandığı iddia edilen hukuki olguların kendi ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda, davacı Y...’ı feragate götürdüğü iddia edilen hukuki işlemlerin; başka bir ifadeyle, davalının farklı bir taşınmazdaki payını temlik etmesi vaadi nedeniyle feragat edildiği yönündeki iddianın usulü dairesinde kanıtlandığından söz edilebilmesine yasal olanak yoktur.
O halde, davacı Y...’ın iradesinin bozulduğu ve feragatinin bu nedenle geçersiz olduğu yönündeki gerekçe yerinde değildir.
Hal böyle olunca, davacı Yılmaz’ın davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edinlerden alınmasına, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.