Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2021 tarihli, 2016/357074 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Dairemize tevdii edilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, keşif yapılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Mahkemece, sanığın aşamalardaki savunmasında bu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini, suç kastı ile hareket etmediğini belirttiği, dava konusu yapılan yerin tapu kayıtları tüm geldi ve gittileri ile istendiği, tapuda bu yerin sit alanı olduğuna dair herhangi bir tescil yapılmadığı, mahkemece yapılan kapsamlı araştırmalar neticesinde sanığın kullandığı arazinin sit alanı olduğuna dair katılan kurum tarafından 2863 sayılı Kanun'a uygun olarak yapılmış tebliğ veya ilan bulunmadığı göz önüne alınarak, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; tarlanın kendisine atalarından kaldığını, öteden beri bu yeri aynı şekilde kullandıklarını, bu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini, bu yörede bir çok tarlası olan köylü olduğunu, onların da buranın sit alanı olduğunu bilmediklerini, kesinlikle suç işleme kastı olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarında özetle, öteden beri dava konusu köyde ikamet ettiklerini, buraların sit alanı olduğunu bilmediklerini, herhangi bir ilan yapılmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde ilan edilip edilmediğine dair araştırma yapılmış olup, Koruma Kurulunun cevabi yazısında cevabında Kaymakamlığa, Belediyeye ve Çepni Köy Muhtarlığına dağıtım yapıldığının belirtildiği, 20.04.2016 tarihli muhtar ve azaları tarafından düzenlenen tutanakta, Çepni köyü muhtarlığı olarak köy muhtarı ve azaları eşliğinde komisyon oluşturulduğu, Örenarası, Asarlık Tepe ve Kovalçayır mevkiilerinin sit alanı olup olmadığına dair arşiv kayıtlarının incelendiği, belirtilen mevkilerin sit alanı olduğuyla ilgili belirtilen bilgi, belge ve ilan tutanağına rastlanılmadığının belirtildiği, Kaymakamlık cevabi yazısında, 1990 tarihli yazıların ilan edildiğine dair belge bulunmadığı, Resmi Evraklar Arşiv Yönetmeliği gereğince son 5 yıl harici evrakların imha edildiğinin belirtildiği, kolluğun 20.04.2016 tarihli tutanağında, Çepni Köyünde bulunan sit alanları ile ilgili köy halkının bilgisinin bulunmadığı, geçmişte sit alanı ile ilgili köy halkına herhangi bir sözlü veya yazılı tebliğin yapılmadığı, özellikle köyde bilirkişilik yapan, yaşlı, köyde doğup büyüyen şahısların bile sit alanı ile ilgili bilgisinin olmadığı hususlarının tespit edildiği, Sandıklı Belediye Başkanlığının cevabi yazısında da, arşiv kayıtlarında belgeye rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Dava konusu yere ilişkin olarak 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesindeki "ilan ve tebliğ" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece sanığın üzerine yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi" Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin hükümden çıkarılması ve yerine" Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a madddesi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.