SUÇLAR: Mühürde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli kararıyla, sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın, 5 yıllık denetim süresi içinde kasıtlı olarak işlediği başka bir suç nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükümler açıklanarak, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hakkında lehe hükümlerin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu yazı veya mührün kağıt üzerinde olması zorunlu olmayıp metal üzerine yazı yazılması halinde de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinde yazılı suçun oluşacağı ve anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere araç plakalarının da resmi belge olduğu cihetle, somut olayda iki farklı mağdura ait araçlara sahte mühür kullanmak suretiyle sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin düzenlenmesinin mağdur sayısınca 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturacağı; aynı mağdura ait araç için düzenen sahte plaka, tescil ve trafik belgelerinin değişik tarihlerde düzenlendiğinin tespiti halinde ise anılan Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mühürde sahtecilik ve plakalar dışında ele geçirilen sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi dikkate alınarak resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması Kanun'a aykırı ise de; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi