Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen emekli ikramiyesinin ödenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
lk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
lk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş'de 11.07.1988 - 28.2.2002 tarihleri arasında çalıştığı ve işveren bankaya TMSF'nin el koyması üzerine işten çıkartıldığı, 1.3.2002 - 31.12.2004 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olarak davalı sandığa ödeme yaptığı ve 01.01.2005 tarihinde davalı sandıktan emekli olduğu, davalı sandığın vakıf senedinin 33 üncü maddesinde emekli ikramiyesi düzenlendiği ve 33 üncü maddenin f fıkrasında " bu maddenin uygulanması için bankamızda en az 12 yıl çalışmış olması gerektiği gibi emeklilik isteminin bankamızda çalışıyor iken yapılması gereklidir" hükmünün bulunduğu, eğer banka kapanmamış olsaydı davacının 14 yıllık hizmeti kesilmeden bankada çalışmaya devam ederek bankadan emekli olabileceği, bu duruma göre anılan 33 üncü maddenin ilk şartı yerine getirildiği halde bankaya el konulması üzerine davacının kendisi dışındaki sebeplerden dolayı ikinci şartı yerine getiremediği, bu nedenle davacının son giydirilmiş maaşı esas alınarak 17 yıllık hizmetine göre davacıya emeklilik ikramiyesi verilmesi gerektiği açıklanarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL Emekli ikramiyesi, 20.000,00 TL işlemiş yasal faizi, toplamı 40.000,00 TL'nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş'de 12.7.1988 28.2.2002 tarihleri arasında çalıştığı ve davalı vakfa prim ödediği, davalı bankanın 22.12.1999 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiği ve Bankacılık Yüksek Denetleme Kurulunun 15.6.2001 tarihli kararıyla Etibank A.Ş bünyesine devren birleştirildiği, davacının Etibank bünyesinde çalışmasına devam ettiği 28.2.2002 tarihinde bankadan istifa ettiği ve 28.02.2002 tarihinde bankayla hukuki ve fiili ilişkisinin kalmadığı, 28.2.2002 tarihinde bankadan istifa eden davacının kendi istek ve iradesiyle 1.3.2002-30.11.2004 tarihleri arasında Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş Mensupları Emekli San Vakfı'nda sigortalılığına devam ederek prim ödediği, 31.12.2004 tarihinde vakfa müracaat ederek yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği bu talebine göre davacıya 1.1.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, isteğe sağlı sigortalılık sonucu davalı vakıftan emekli aylığına hak kazanan davacının emekli ikramiyesine hak kazanamayacağı, davacının taleplerine karşı zamanaşımı def i ileri ve hak düşümü süresi itirazı yapıldığı, Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş Mensupları Emekli San Vakfı Vakıf Senedinin 81. maddesinde " Malullük, Yaşlılık ve Ölüm yardımlarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için Sosyal Sigortalar Mevzuatı" uygulanır hükmünün bulunduğu, 1.3.2002 - 30.11.2004 tarihleri arasında davalı vakfa isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyen davacıya vakıf senedinin 33.maddesinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının 33 üncü maddeye istinaden davalı vakıftan emekli ikramiyesi talep edemeyeceği, 33 üncü maddenin f. bendinde " Bu maddenin uygulanması için bankamızda en az 12 yıl çalışmış olması gerektiği gibi emeklilik isteminin bankamızda çalışıyor iken yapılması gereklidir " hükmünün bulunduğu, emeklilik isteminin bankada çalışıyorken yapılması gerektiği, davacının 28.02.2002 tarihinde bankadaki görevinden istifa ettiği ve kendi isteğiyle tamamen kendi istek ve idaresiyle 01.03.2002 - 30.11.2004 tarihleri arasında davalı vakıfta isteğe bağlı olarak sigortalı olduğu, bu nedenle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, vakıf senedinin 33 üncü maddesinde bulunan " bankada çalışıyor olma "koşulunun gerçekleşmediği, davacının Esbank Eskişehir Bankası T.A.Ş'de 11.07.1988- 28.02.2002 tarihleri arasında " 13 yıl,7 ay,17 gün " çalıştığı, davacının ikramiyesinin son giydirilmiş ücretine göre ödeneceği iddiasının vakıf senedine aykırı olduğu, davacının emekli ikramiyesi bakımından çalışma süresinin " 13 yıl,7 ay,17 gün " olduğu, 17 yıl olmadığı, emekli ikramiyesinin emekliliğin ve emekli aylığının doğal bir sonucu olmadığı, davacının dava tarihine kadar davalı vakıftan emekli ikramiyesi ödenmesi talebinde bulunmadığı ve bu nedenle temerrüt olaşmadığı ve bu nedenle dava tarihine kadar olan ödenen için faiz talep edemeyeceği açıklanarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2014/755-2015/653 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında "... emekli ikramiyesinin niteliği itibariyle, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm yardımlarından hak kazanılan gelir ve aylıklara ya da Vakıf senedinin 90 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen, herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığa ilişkin olmadığı, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacaklarına ilişkin de bulunmadığı, bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin emekli ikramiyesi ödemesine ilişkin iş bu uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmayacağı nazara alındığında, mahkemece Vakıf Senedinin 33 üncü ve diğer maddeleri uyarınca işin esasına girilmesi gerekirken, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Somut olayda; davacının hizmet süresinin vakıf senedinde belirtilen asgari hizmet süresini karşıladığı görülmesine karşın davacının ikramiye talebini fiili olarak bankada çalışmadığı zamanda talep ettiği, bu durumun vakıf senedinde belirtilen duruma uymadığı bir an için düşünülmesine karşın vakıf senedinde belirtilen durumun işçinin iradi ayrılma durumunu kapsadığı, işveren tarafından iş akdinin feshedilmesini karşılamadığı zira davacı işçinin iş akdinin iş veren tarafından feshedilebileceğini öngörmesinin mümkün olmadığı düşünülmekle davacının emekli ikramiyesi ve işlemiş faiz talebinde bulunabileceği mahkememizce sabit görülmüş ve 17.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen bedel hüküm altına alınmıştır. " gerekçesiyle "1-Davacının emekli ikramiyesi talebinin kısmen kabulü ile net 6.865,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacının işlemiş faiz alacağı talebinin kısmen kabulü ile 6.954,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili; her iki alacağa da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Vakıf vekili; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davacının kendisinin istifa ettiğini, ikramiye ödenmesi için davacının çalışıyor olması gerektiğini, senedin 81 nci maddesinin irdelenmediğini, faiz konusunda temerrüde düşürülmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacıya emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir.
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, Davalı vakıf senedi.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamı incelendiğinde, bankanın devir işlemleri sonrası tasfiye kurulunun almış olduğu karar neticesinde iş akdi feshedilen davacının emeklilik işlemlerinin vakfa bağlı bankada çalışırken yapmasının devir neticesinde fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği, davacının vakıf senedinin 33 ve 81 nci maddeleri nazarında bankanın devredildiği tarih itibariyle ikramiyeye hak kazanma süresi olan 12 yıllık süreyi doldurmuş (13 yıl 7 ay 17 gün) olduğu gözetildiğinde, davacının emeklilik ikramiyesine hak kazandığı belirgindir.
3.Davacının faiz talebi bulunmakla birlikte, asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan sebeplerle;
Hükmün (1) nolu bendindeki " 6.865,83 TL'nin" ibaresinden sonra gelmek üzere "dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.