SUÇLAR: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/497 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür uygulamasına karar verilmiştir.
1. Cumhuriyet savcısı temyizinde özetle; dosya kapsamından sanık ...'un baştan itibaren sanık ... ile birlikte hareket ederek atılı dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla cezalandırılması gerektiğinden bahisle kararın bozulması istenmiştir.
2. Sanık ... temyizinde özetle; kararın temyiz edilmesi için gerekenin yapılmasını istemiştir.
3.Sanık ... müdafii temyizinde özetle; kararı temyiz ettiklerinden ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
1.İddianamede özetle; evli olan sanıkların olayın başından itibaren birlikte hareket ederek mağdura telefon ederek mağduru kandırıp sanık ...'ın hesabına para yatırmasnı sağladıklarından bahisle cezalandırılmaları istenmiştir.
2.Sanıklar özetle, suçlamayı reddetmiştir.
3.Mağdur özetle, iddianame yönünde beyanda bulunmuştur.
4.Sanıkların mağdurun zararını PTT kanalı ile ödeyerek giderdiği, sanık ...'ın beyanlarından, mağdurun şikayetten vazgeçme dilekçesinden ve dosyaya mübrez PTT ödeme belgesinden anlaşılmıştır.
Sanıkların mağduru telefonla arayarak sanık ...'un kendisini mağdurun arkadaşı olarak tanıtarak mağdurun sanık ...'ın banka hesabına para yatırmasını sağlamaları şeklinde gerçekleştiği ileri sürülen eylemin uzlaşma kapsamında kalan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından; suç ve hüküm tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilerek neticesine göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden sanıklar hakkındaki hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/497 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının, sanık ...'ın, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanıklar hakkındaki, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, ayrı ayrı, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.