Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2015 tarihli ve 2012/165 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanığın atılı suçları işlemediğine, katılan mağdure anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, eksik araştırmayla karar verildiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanması ile hükümlerin sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2015 tarihli ve 2012/165 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.03.2024 tarihinde karar verildi.