SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması, Özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/397 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması; özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kısa kararda gerekçe bulunmasına rağmen gerekçeli kararda gerekçe gösterilmeyerek CMK'nın 230 uncu maddesine muhalefet edilmesine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanunu'nda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan, suça konu belgelerin ne şekilde düzenlendiği, suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğu, hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin neler olduğu belirtilmeden hüküm kurulması 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/397 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2024 tarihinde karar verildi.