SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Her iki suçtan ayrı ayrı beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmaması karşısında bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanığın yargılama konusu kaçakçılık eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı

süresini kesen son işlemin sanığın 20.10.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.