İtirazname No: 2020/34009
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ: (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1. cümlesi, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.06.2017 tarihli ve 319-110 sayılı hükümlere yönelik katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 18.09.2017 tarih ve 2059-1674 sayı ile; "...Sanık hakkında zorla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açıldığı halde, iddianamede TCK'nın 109/2.maddesinin sanık hakkında uygulanmasının talep edilmediği gibi, mahkeme tarafından da bu madde uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 21.11.2017 tarih ve 230-221 sayı ile önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, bu hükümlerin de katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 12.02.2018 tarih ve 272-213 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın da katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 22.05.2019 tarih ve 2771-9973 sayı ile; katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca reddiyle sanık müdafiinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hükümlerin,"Ceza Muhakemesi Hukukunun amacı insan haklarını ihlal etmeden ve hukukun öngördüğü yöntemlerle maddi gerçeğin araştırılarak bulunması olup bu kapsamda CMK’nın 217. maddesine göre hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği nazara alındığında, olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin soruşturma evresinde alınan yazılı ve varsa görüntülü beyanlarının duruşmada izlenip, okunmasından sonra taraflara söz hakkı verilerek diyeceklerinin sorulması gerekirken, ilk derece mahkemesince daha önceden mağdurenin beyanının alındığından bahisle dinlenilmesinden vazgeçilmesi karşısında, her ne kadar 5271 sayılı CMK'nın 236. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde 'İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulan çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir' ifadesine yer verilmiş ise de maddi gerçeğin aydınlatılması açısından zorunlu olduğu durumlarda mahkeme tarafından da mağdurun tekrar dinlenebileceği ve dosya kapsamında mağdurenin kayda alınan ifadesinin de bulunmadığı gözetildiğinde aynı zamanda olayın tek tanığı konumundaki mağdurenin CMK'nın 210/1 ve 236/2. maddeleri gereğince, tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından eksik araştırma ile kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi," şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 16.01.2020 tarih ve 266-33 sayı ile önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine, bu hükümlerin de katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 19.11.2020 tarih, 4060-5116 sayı ve oy çokluğu ile; "Mağdurenin okuldan çıkış saati ve eylemin gerçekleşme anı itibarıyla sanığın olay yerinde olmadığına dair tanık beyanları, teşhis tutanağının fotoğraf üzerinden tek bir şahıs gösterilmek suretiyle usule aykırı tanzim edilmesi, mağdure ...'ya ait külot üzerinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilen vücut sıvılarının genel itibarıyla mağdureye ve pijamasının üstündeki bir adet lekenin ise sanık dışında başka bir erkeğe ait olduğununun 13.10.2016 tarihli Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı uzmanlık raporunda belirtilmesi, sanıktan temin edilen ayakkabı ile olay yerinde tespit edilen izlerin ait olduğu ayakkabının yörede yaşayanlarının çoğunluğunun giydiği ayakkabılardan olup, karakteristik özelliğinin bulunmaması, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Daire Üyesi Y. Gezgin; "Mağdurenin istikrarlı beyanı, olayın intikal şekli ve hemen olay akabinde intikal etmiş olması, mağdurenin 2 gün önce sanığın evine gidip kuzularını sevmesi, olaydan bir gün öncede başka çocuklarla kavga eden mağdureyi sanığın bu çocukların elinden kurtarması olay günüde mağdure ile karşılaşan sanığın çocuklarla tekrar kavga etmesi halinde kaçıp saklanacağı yer göstereceğini beyan ederek mağdureyi olayın gerçekleştiği harabe binaya götürmesi ve olay yerinden alınan ayakkabı izleri ile sanıktan alınan ve sanığın giydiği ayakkabı izlerinin aynı olması, mağdurenin iftira atmasını gerektirecek husumetinde bulunmaması nazara alındığında ilk derece mahkeme kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun beraatine karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak etmiyorum." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.01.2021 tarih ve 34009 sayı ile;
"..İtirazın konusu, sanığa atılı suçların sabit olduğuna dairdir.
[...]
Mağdurenin iddia ettiği eyleme maruz kaldığı hususunda Başsavcılığımızla Yüksek Daire arasında bir ihtilaf bulunmasa da eylemin faili hakkında bir ihtilaf bulunduğu açıktır.
[...]
Olay tarihinde mağdure ...'ın 7 (yedi) yaşında olduğu, İstanbul ilinde ailesi ile birlikte ikamet ettiği ancak dedesinin rahatsızlığı nedeniyle olay tarihinden iki ay önce Kuyulutatlar köyüne geldikleri, bu köyde bulunan... İlköğretim okulu 2. sınıfa devam ettiği, okula sabah gidip saat 14.30'da okuldan çıkarak eve gittiği, sanık ...'nun Kuyulutatlar köyünde ikamet ettiği, köyde çobanlık yaptığı, olay tarihinden bir kaç gün önce mağdurenin sanığın yanına giderek çobanlık yaptığı kuzuları sevdiği, olay tarihinden iki gün önce de mağdurenin karşısına köpek çıkması nedeniyle korktuğu, mağdurenin korktuğunu gören arkadaşlarının mağdure ile dalga geçtikleri, aralarında tartıştıkları, bu sırada sanığın mağdure ve arkadaşlarının yanına geldiği ve mağdure ile dalga geçen çocuklara engel olduğu, çocukların oradan ayrıldığı, mağdurenin de tek başına evine gittiği, mağdure ile sanığın tanışıklığının bundan ibaret olduğu, olay tarihinde mağdurenin saat 14: 30 okuldan çıkarak tek başına eve doğru gittiği sırada sanığın birden mağdurenin karşısına çıktığı, daha önceden mağdure ile bir kaç kez karşılaşması ve diğer çocuklarla mağdure tartıştığında onları ayırmasının da verdiği güvenle ve mağdurenin yaşının küçüklüğünden de yararlanarak mağdurenin yanına yaklaştığı ve mağdureye 'Çocuklar seni yine sıkıştırıyor mu? Sana saklanacak yer göstereyim mi?' dediği, mağdurenin de göstermesini istediği, mağdure ve sanığın yan yana yürümeye başladıkları, mağdurenin evinin yakınlarında bulunan kullanılmayan, yıkık dökük bir binanın içine girdikleri, sanığın mağdureye bu binanın içinde bir kaç yer gösterdiği, 'Şuraya saklanabilirsin' dediği, mağdurenin sanığın gösterdiği yerde kendisini göreceklerini söylediğinde sanığın başka bir yer gösterdiği, mağdurenin bu yere gittiğinde sanığın bir anda mağdurenin arkasından kucakladığı, mağdurenin sanığa yükseklik korkusu olduğunu, kendisini yere bırakmasını istediği, bunun üzerine sanığın mağdureyi kucağından aşağıya indirdiği, daha sonra mağdurenin altındaki pijamasını ve külotunu zorla indirdiği, mağdurenin engel olmak istediği ancak başaramadığı, sanığın kendi pantolonunu ve iç çamaşırını indirdiği, mağdureyi kendine doğru çektiği, mağdurenin sanıktan kurtulmak için çaba harcadığı ancak başaramadığı, mağdurenin kalça ve uyluk bölgesinde sıcaklık hissettiği, sanığın mağdurenin kalça ve uyluk bölgesinde cinsel organını bir kaç dakika ileri geri hareket ettirdiği, mağdurenin bağırdığı ancak sesini duyuramadığı, sanık mağdurenin arkasındayken mağdureye 'Bir şey yapmayacağım, sana 2 TL vereceğim.' dediği, sanığın mağdureye karşı herhangi bir darp-cebir, tehdit eyleminin olmadığı, sanığın cinsel istismar eylemi akabinde mağdureyi bıraktığı, böylece atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 17.06.2021 tarih, 514-4364 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Suç tarihinde 7 yaş 3 aylık olan katılan mağdurenin, yaklaşık iki ay önce annesi ve kardeşiyle beraber yatalak dedesine bakmak için İstanbul ilinden Derinkuyu ilçesine bağlı Kuyulutatlar köyüne taşındığı, 16.03.2016 tarihinde sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen olayla ilgili olarak aynı gün katılan ...'nin adli makamlara müracaatta bulunduğu, sanığın ise suç tarihinde 27 yaşında ve bekâr olup çobanlık yapmak suretiyle geçimini sağladığı,
16.03.2016 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; olayın meydana geldiği belirtilen yapının giriş kapısı ile penceresinin bulunmadığı, zeminin kuru kumlu toprak olduğu, girişin sağ karşı köşesinde 1,5 metre genişliğindeki toprak zemin üzerinde üst üste gelmiş vaziyette, karakteristik özelliği bulunmayan ayakkabı sürtünme izlerinin olduğu,
Nevşehir Devlet Hastanesinin 16.03.2016 tarihli raporunda; uyluk posterior bölgesinde 2-3 adet ekimotik alan bulunduğu tespit edilen katılan mağdureden anal ve vajinal sürüntü örneği alındığının belirtildiği,
Nevşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.03.2016 tarihli raporunda; fiziksel gelişiminin yaşıyla uyumlu olduğu gözlenen katılan mağdurenin harici muayenesinde tespit edilen farklı ebatta kırmızı renkli ekimotik alanlara neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelik taşıdığının, katılan mağdurenin beden ve ruh bakımından kendini savunmayacağının bildirildiği,
16.03.2016 tarihli teşhis tutanağında; "... ile annesi olan ...'ın şüphelinin kimlik bilgilerini bilmemesi ancak şüphelinin babasının isim ve soy ismini bildiği, babasının isminin ... Karasu olduğu ancak şahsın vefat ettiği ve 3 oğlunun olduğu, söz konusu 3 oğlundan hangisinin şüpheli olduğunu bilmediği, bu nedenle ...'ın teşhis etmesi mümkün olabileceği tespit edilmistir. ... isimli çocuk olayı gerçekleştiren şüpheli şahsın ... ve...oğlu, Derinkuyu 01.03.1989 doğumlu Nevsehir Derinkuyu Kuyulutatlar nüfusuna kayıtlı TC:*** ... olduğunu fotoğraf ile teşhis etmiş olup," ifadelerine yer verildiği, ayrıca sanığın teşhise elverişli fotoğraflarının dosya arasında bulunduğu,
Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 20.04.2016 tarihli raporuna göre; olay yerini ve olay yerindeki ayakkabı izlerini gösteren 208 adet fotoğraf içinden DSC_1324.JPG ve DSC_1325.JPG isimli fotoğraflardaki ayakkabı izi ile sanığa ait olduğu belirtilen bir çift ayakkabıdan oluşturulan mukayese izlerinin karşılaştırılması neticesinde sınıfsal karakteristik özellikler ve bireysel karakteristik özellikler açısından birbirleriyle uyumlu olduğunun tespit edildiği, fotoğraflardaki ayakkabı izinin sanığa ait 41 numara bir çift ayakkabının sağ teki ile oluşturulduğu, sınıfsal karakteristik özellikler üretim aşamasında bilinçli olarak ayakkabılara kazandırılan ölçü, genel şekil ve üreticinin simgeleri gibi aynı seride üretilen tüm ayakkabılarda aynı olan özellikler iken ayakkabının tabanında kullanımla birlikte oluşmaya başlayan, tamamen bir ayakkabının kendisine özgü olan bireysel karakteristik özelliklerin ayakkabıların üretim veya kullanımı esnasında bilinç dışı oluşan kesik, yırtık, çizik, boşluk, şişkinlik ve kopukluklar gibi yıpranmaya bağlı, tek olan, ikinci bir ayakkabı tabanında aynı yerde ve şekilde oluşma ihtimali olmayan izler olduğu,
Jandarma Genel Komutanlığının 10.10.2016 tarihli uzmanlık raporuna göre; katılan mağdureye ait külot üzerinden alınan 1-3 nolu lekeler ile pijama üzerinden alınan 1-5 nolu lekelerden ve anal-vajinal sürüntü örneklerinden elde edilen DNA profillerinin katılan mağdureye ait olduğu, pijama üzerinden alınan 2-3 nolu lekelerden elde edilen karışım hâlinde DNA profilinin katılan mağdure ile sanıktan farklı bir erkeğe ait olduğu, pet şişeden alınan numunenin ise DNA izolasyon çalışmalarına cevap vermediği,
Katılan mağdurenin savcılıkta beyanının alınması sırasında hazır bulunan rehber öğretmenin; kendini ifade edebilen katılan mağdurenin kolluk ve savcılık beyanlarının uyumlu ve tutarlı olduğunu, olayları bir bütün hâlinde kronolojik sıralamaya uygun olarak anlatabildiğini, beyanlarına itibar edilebileceğini beyan ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Katılan mağdure aşamalarda; olay günü saat 14.30 sıralarında okuldan çıkıp eve doğru gitmekteyken sanıkla karşılaştığını, sanığın; "Sen yine kavga mı ettin?" şeklindeki sorusuna; "Dün kavga etmiştim." şeklinde sözlerle cevap verdiğini, sanığın kendisini eve bırakma yönündeki teklifini kabul etmediğini, bu defa sanığın; "Sana kavga ettiğinde saklanacak yer göstereyim." dediğini ve birlikte evlerine yaklaşık 50 metre mesafede bulunan tek odalı, terk edilmiş, karanlık ve eski bir yapıya gittiklerini, kendisini yapının köşesine kadar götürdükten sonra arkası dönük vaziyette iken aniden kucağına alan sanığın, çırpınması üzerine önce kendisini bırakıp sonra zorla kucağına oturttuğunu, devamında sanığın ayağa kalkıp kendisini bulundukları eski yapının yanındaki boş yere kucağında taşıdığını ve yine kucağına oturttuğunu, son olarak ilk yapıya götürüp üzerinde bulunan pijama altını çıkarmaya çalıştığını, karşı koymasına rağmen zorla pijamasını ve külodunu indiren sanığın devamında kendi pantolonunu da çıkardığını, birden bir sıcaklık hissettiğini ve sanığın cinsel organını poposuna dokundurduğunu anladığını, o esnada elinin de yanlışlıkla sanığın cinsel organına değdiğini, sanığın bırakması üzerine hemen pijamasını ve külodunu çekerek olay yerinden uzaklaştığını, sanığın da kahvehaneye doğru gitmekte olduğunu gördüğünü, ağlayarak eve gelip yaşadıklarını annesine anlattığını, olay sırasında arkasının dönük olması sebebiyle sanığın vücudunu göremediğini, üzerindeki elbiseleri hatırlayamadığını ancak çobanlık yaptığını bildiği sanığı tanıdığını, daha önce de sanığın yanına gidip kuzularını sevdiğini, olaydan iki gün önce de okul çıkışında köy meydanında iki kız ve iki erkek çocuğunun, köpekten korkması nedeniyle kendisiyle dalga geçtiklerini, kız çocuklarının kendisini itip sıkıştırdıklarını, onlara taş atarak karşılık vermek istediği sırada sanığın yanlarına geldiğini ve kız çocuklarından birini durdurduğunu, çocukların da kaçtıklarını,
Katılan ... aşamalarda; öz kızı olan katılan mağdurenin olay tarihinde saat 15.10 sıralarında ağlayarak eve döndüğünü, daha önce tartıştığı çocukların yine sıkıştırdıklarını düşündüğünü, katılan mağdurenin yaşananları anlatması üzerine sanığın kim olduğunu sorup tarif etmesini istediğini, katılan mağdurenin anlattıklarından eylemi gerçekleştiren şahsın sanık olduğunu anladığını, hemen dışarı çıkıp sanığı bulmak istediğini ancak daha sonra annesinin de yönlendirmesiyle jandarmaya haber verdiğini, sanıktan şikâyetçi olup davaya katılmak istediğini,
Tanık ... kollukta; olay tarihinde sanığı patatesleri kamyona yüklemek için işçi olarak tuttuğunu, saat 15.00 sıralarında yükleme işini bitiren sanığa ücretini ödediğini ve sanığın evine gittiğini,
Mahkemede; saat 14.30-15.00 sıralarında patates yükleme işini bitiren sanığın yanından ayrıldığını,
Tanık ... aşamalarda; köylüsü olması nedeniyle tanıdığı sanığın olay tarihinde kendisinin aracılığıyla tanık ...'ın patateslerini kamyona yükleme işinde çalıştığını, saat 14.00-14.30 sıralarında işini bitirerek yanına geldiğini, çalıştığı iş yerinde iki defa yemek molası verilmesi ve saat 14.00'te mutfağa inmesi nedeniyle sanığın yanına geldiği saati net bir şekilde hatırladığını, yaklaşık 20 dakika kalan sanığın saat 15.00 olmadan yanından ayrıldığını, kendisiyle birlikte yemek yemediğini, sonrasında ne yaptığını bilmediğini,
Beyan etmişlerdir.
Sanık kollukta; olay tarihinde saat 10.00 sıralarında 3 ton patatesi kamyona yüklemeye başladığını ve saat 14.30 sıralarında yükleme işinin bittiğini, sonrasında köy kahvesine gittiğini, biraz oturduktan sonra tanık ...'in yanına gidip yaklaşık 15 dakika burada oturduğunu, tekrar kahveye dönüp yaklaşık 30 dakika kaldıktan sonra evine gittiğini, o sırada katılan mağdureyi görmediğini, yaklaşık iki ya da üç gün önce tek başına kahvede olduğu sırada katılan mağdurenin arkadaşlarıyla kavga ettiğini görüp yanlarına gittiğini ve onları ayırdığını, katılan mağdureyi evinin önüne kadar götürdüğünü, suçlamayı kabul etmediğini,
Savcılıkta; olay tarihinde saat 10.00'da başladığı patates yükleme işini saat 15.00'te bitirdiğini ve köy kahvesine gittiğini, köyde herhangi bir yerde katılan mağdureyle karşılaşmadığını, katılan mağdurenin olayın gerçekleştiğini iddia ettiği eski eve daha önce hiç gitmediğini, katılan mağdureyi daha önce üç defa gördüğünü, birinde kardeşiyle birlikte kuzuları sevmeye geldiğini, bir defasında katılan mağdureyi ona saldıran köpekten kurtardığını, iki gün önce de kavga ettiği arkadaşlarının yanından alıp evine bıraktığını,
Sorguda; patates yükleme işini saat 15.00 sıralarında bitirdiğini, yaklaşık 15 dakika köy kahvesinde oturup tanık ...'in çalıştığı inşaata gittiğini, orada da 10-15 dakika durduktan sonra kahveye döndüğünü, saat 16.00 sıralarında kahveden çıkıp eve gittiğini, bu süreçte katılan mağdureyi hiç görmediğini, katılan mağdure ve ailesiyle arasında bir husumet bulunmadığını, neden böyle bir suçlamada bulunduğunu bilmediğini,
Mahkemede; olay günü sabah saatlerinden akşam saat 16.30-17.00 sıralarına kadar iş yerinde olduğunu, sadece saat 16.00'da tartım yapmak için köyün aşağı meydanlığına gittiğini, patates yükleme işi bittikten sonra köy kahvesine gidip bir çay içtiğini, sonrasında tanık ...'ın evinde bir şeyler yediklerini ve tanık ...'ın aracıyla çarşıya gittiklerini, gün içerisinde katılan mağdureyle hiç karşılaşmadığını, olay tarihinde ayağında 43 numara olan çoban ayakkabısının bulunduğunu, tanık ...'ın saat 15.00'te işinin bittiğine ve yanından ayrıldığına ilişkin beyanlarının doğru ancak eksik olduğunu,
Savunmuştur.
Katılan mağdurenin aşamalarda; olay tarihinde arkadaşlarıyla kavga etmesi hâlinde saklanacak yer göstereceğini söyleyerek kendisini evlerine yaklaşık 50 metre mesafede bulunan terk edilmiş yapıya götüren sanığın, burada anal yoldan cinsel organını sürtmek suretiyle kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği, sanığın ise aşamalarda olay günü sabah saatlerinden akşam saatlerine kadar patates yükleme işiyle uğraştığını, gün boyunca katılan mağdureyle hiç karşılaşmadığını, aralarında bir husumet bulunmayan katılan mağdurenin neden bu şekilde bir suçlamada bulunduğunu bilmediğini, suçlamaları kabul etmediğini savunduğu olayda;
Dosyada yer alan 16.03.2016 tarihli tutanak içeriğinden, sanığın fotoğraflarının katılan mağdureye gösterilmesi suretiyle gerçekleştirilen teşhis işleminin 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun Ek 6. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenen usule uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakta ise de katılan mağdurenin olaydan önceki bir zaman diliminde çobanlık yapan sanığın kuzularını sevdiğinin ve yine olaydan iki-üç gün önce sanığın, köy meydanında başka çocuklarla tartışan katılan mağdureyi onların elinden kurtarıp evine bıraktığının, dolayısıyla tarafların birbirleriyle tanışıklıklarının bulunduğunun katılan mağdure ve sanığın anlatımlarıyla sabit olması, sanıkla aralarında sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumet bulunmayan katılan mağdurenin, aşamalarda istikrarlı ve tutarlı olarak sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiğini belirtmesi, çalıştığı iş yerinde iki defa yemek molası verilmesi ve saat 14.00'te mutfağa inmesi nedeniyle olay günü patates yükleme işini bitiren sanığın, yanına geldiği saati net bir şekilde hatırladığını bildiren tanık ...'in aşamalarda sanığın saat 14.00-14.30 sıralarında yanına gelip yaklaşık 20 dakika durduktan sonra gittiğini açık bir şekilde beyan etmesi, sanığın da kollukta sıcağı sıcağına alınan ilk ifadesinde saat 14.30'da patates yükleme işini bitirdiğini aktarması, Jandarma Genel Komutanlığının 10.10.2016 tarihli uzmanlık raporunda yer alan katılan mağdureye ait külot ile pijama üzerinden alınan lekelerden ve anal-vajinal sürüntü örneklerinden elde edilen DNA profillerinin katılan mağdureye ait olduğu şeklindeki tespitin, aşamalarda olay esnasında sadece bir sıcaklık hissettiğini, herhangi bir ıslaklık ya da acımanın olmadığını bildiren katılan mağdurenin anlatımlarını doğrular ve destekler mahiyet taşıması, yine söz konusu raporda pijama üzerinden alınan 2-3 Nolu lekelerden elde edilen karışım hâlinde DNA profilinin katılan mağdure ile sanıktan farklı bir erkeğe ait bulunduğu belirtilmişse de meni içermeyen üçüncü bir erkek şahsa ait DNA profilinin katılan mağdurenin kıyafetine herhangi bir şekilde bulaşmasının makul ve mümkün olması, olay yerinden elde edilen ayakkabı izi ile söz konusu eski yapıya olaydan önce ve olay tarihinde hiç gitmediğini savunan sanığa ait bir çift ayakkabı izinin karşılaştırılması neticesinde hem sınıfsal hem de bireysel karakteristik özellikler itibarıyla birbirleriyle uyumlu olduğunun tespit edilmesi hususları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığa atılı çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 19.11.2020 tarih ve 4060-5116 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarihinden geçerli olarak kapatılmasına ve tüm işlerin Yargıtay 9. Ceza Dairesine devredilmesine karar verildiğinden dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.