Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacıya ait Bafra ilçesi ... Köyünde kain eski 371 parsel ve 372 parsel sayılı taşınmazların da Bafra Tapulama Mahkemesi kararı ile tespit dışı bırakılmasına karar verildiğini, taşınmazın bir kısmının malik sıfatıyla ile iyi niyetli olarak davacı tarafça kullanıldığını ileri sürerek, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesi uyarınca davacının kullandığı kısımların adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, " dava konusu taşınmazlara ilişkin Tapulama Mahkemesince verilen ilamların taraflar için bağlayıcı olduğu ve evveli hükmen orman olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağı " gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin önceki hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2016/14837 Esas, 2019/5203 Karar sayılı ilamıyla; " 4721 sayılı Medeni Kanununun 713/3. maddesi uyarınca Samsun Büyükşehir ... ile dava konusu edilen yer orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmış olduğundan Orman İdaresinin de davaya dahil edilmesi, Bafra Tapulama Mahkemesinin kararının davacıyı bağlayıp bağlamayacağı ve davacı hakkında kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği hususlarının birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması " gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacının babasının devir almış olduğu ... 'ın Bafra Tapulama Mahkemesinin 1971/194 Esas ve 1973/81 Karar sayılı ilamında, ... 'ın ise Bafra Tapulama Mahkemesinin 1971/195 Esas ve 1973/82 Karar sayılı ilamında davacı olarak bulundukları, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımları, Bafra Tapulama Mahkemesince verilen 1971/195 Esas ve 1973/82 Karar sayılı ve 1971/194 Esas ve 1973/81 Karar sayılı ilamlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların davacıya babası ... 'den intikal ettiği, ... 'in ise taşınmazları 371 parselde bulunan kısmı ... ' dan, 372 parselde kalan kısmı ise ... 'dan devir aldığı, kesin hükmün tarafların küllî halefleri hakkında da geçerli olacağı " gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamın uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.