SAYISI: 2019/523 E., 2020/13 K.
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2019 tarih ve 2018/261 esas 2019/10 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 ncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/523 Esas, 2020/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A-Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Bank Asyaya örgüt talimatı ile para yatırıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
3. Bank Asyaya yatırılan paranın sanık tarafından devlet büyüklerinin telkinleri dikkate alınarak çekildiğine,
4. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B- Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkındaki beyanlar ve Bank Asya hesap hareketleri birlikte örgüt üyesi suçunu oluşturacağına,
3.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme uçundan kurulan hükmün eksik inceleme ile kurulduğuna,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 04.02.2015 olan suç tarihinin 22.03.2018 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A)Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerde, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; temyiz aşamasında geldiği anlaşılan, ... ... isimli şahsa ait ByLock inceleme rapor içeriğinde sanığın ismi ve adresi gibi bilgilerin yazışma içeriğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, adı geçen şahıs hakkındaki soruşturma ve kovuşturma evraklarının getirtilmesi, bu evrakların incelenmesi ile sanık hakkında herhangi bir açıklamada bulunup bulunmadığının araştırılması, açıklamada bulunmuş olması halinde beyan içeriklerinin sanık ve müdafiine okunması, gerektiği takdirde adı geçen şahsın tanık olarak dinlenilmesi,
B)UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip, tüm bu beyanların CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm deliller değerlendirilerek yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C)Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde değişiklik yapılması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması
Kanuna aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/523 Esas, 2020/13 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası fıkrası uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.