Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ile ...'ın ... dışındaki mirasçıları vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacılar vekili ve ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.10.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi müvekkili ...'nın eşi ve diğer davacıların babası olan ...'nın yolcu konumunda olduğu davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın devrilmesi neticesinde hayatını kaybettiğini, davalılardan ...'ın ise aracın maliki ve işleteni olduğunu, müvekkillerinin desteği olan ve kazada ölen ...'nın hiçbir kusurunun bulunmadığını, hızını azaltmaksızın keskin viraja giren davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, kazanın ardından davalılar tarafından hile ve aldatma yoluyla, Mersin 7. Noterliğinin 05.11.2007 tarihli feragatname ve ibraname başlıklı belge alındığını, bu belgelerin içeriğini kabul etmediklerini, zaten uğranılan zararın karşılığı olmadığını ileri sürerek davacı ... için 1.100,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 650,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.10.2007 olay tarihi itibariyle işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, eşi ... için 10.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı ... şirketine 11640738 poliçe numarası ile 29.12.2006 başlangıç, 29.12.2007 bitiş tarihli trafik sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, poliçeye göre ölüm ve sakatlık teminatının 575.000,00 TL olduğunu, davanın ihbarını talep ettiklerini, davacıların feragatname ve ibraname başlıklı belgeyi imzaladıklarını, kazadan dolayı ibra edildiklerini, kendilerinden hiçbir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmayacağını beyan ve taahhüt ettiklerini, bu belgelerin davacıların özgür iradeleriyle verildiğini ve noter tarafından düzenlenip onaylandığını, davacıların murisinin olay anında aracın kasasında olduğunu, ölenin asli kusurlu olduğunu, davacıların manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, kusurun zarara uğrayanda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihbar dilekçesini kabul etmediklerini, olaya karışan ... plakalı aracın ... adına ölüm için kaza tarihi itibariyle şahıs başına 80.000,00 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile sigorta ettirildiğini ancak 09.06.2008 tarihli aktüer hesabı ile ...'nın vefatı nedeniyle toplam 45.610,86 TL'nin davacı tarafa 06.08.2008 tarihinde ödendiğini, davacı tarafın zararı ödendiğinden başka zararı bulunmadığını, müvekkil şirketin manevi tazminat talepleri ile sorumlu olmadığını, istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkil sigorta şirketinin davada taraf olmadığını belirterek davanın taraflarından olmadığından hakkında herhangi bir hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 23.03.2022 tarihli karar ile davacılar ..., ..., ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; ... için 7.615,45 TL, ... için 5.569,45 TL, ... için 4.561,23 TL ve ... için 9.616,74 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ..., ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... için manevi tazminatın kısmen kabulü ile; 4.797,35 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde davalı ... ile davalı ...’ın ... dışındaki mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 26.02.2019 tarih ve 2016/6081 Esas 2019/2131 Karar sayılı ilamında; "....dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... ile davalı ...’ın ... dışındaki mirasçılar vekilinin aşağıdaki sair temyiz itirazlarının reddine, kazadan sonra davacı ... dışındaki davacılar tarafından Mersin 7. Noterliği huzurunda düzenlenen 05.11.2007 tarihli belgeden; davacı ... dışındaki davacıların kaza nedeniyle 1.500,00 TL tazminatın davalı araç malikinden tahsil edildiğini, kaza nedeni ile davalılardan hiç bir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmayacaklarını belirttikleri ibraname ve feragatname düzenlendiğinin anlaşıldığı, her ne kadar 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmış olsa da manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği, davacılardan ... dışındaki davacıların davadan önce düzenlenen ibraname ile manevi tazminat taleplerinin davalılar tarafından karşılanması karşısında mahkemece aynı konuda ikinci kez manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat yönünden; davacılar ..., ..., ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; ... için 7.615,45 TL, ... için 5.569,45 TL, ... için 4.561,23 TL ve ... için 9.616,74 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ..., ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... için manevi tazminatın kısmen kabulü ile; 4.797,35 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... ile ... (ölü) mirasçıları ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu belgenin ibraname niteliğinde olmadığını, belgede belirtilen miktar ile bilirkişi incelemesinde belirtilen miktar arasında bir misline yakın fark bulunduğunu dolayısıyla ibraname adı altında düzenlenen belgede 1.500,00 TL olarak belirtilen miktarın uğranılan manevi zararın karşılığı olmadığını ve bu belgenin ancak maddi tazminat yönünden makbuz hükmünde olduğunu belirtmiştir.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ibranamenin geçerli olduğu ve davacıların tazminat talep etme haklarının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle davacılara ödenen tazminatların dikkate alınmadığını belirtmiştir.

trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi atfı ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu' nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri.

İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalılar ... ile ... (ölü) mirasçıları ..., ..., ..., ...'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024

tarihinde oy birliğiyle karar verildi.