SAYISI: 2022/İHK- 23729

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların oğlu yaya Kudret Acıerik'e davalı ... şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 13.08.2016 tarihinde çarpması sonucu destek yayanın hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, her bir davacı için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini davacı ... için 40.744,50 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrakla müracaat edildiğini, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, desteğin davacılara fiilen destek olup olmadığının ispat edilmesi gerektiğini, davacının beyanına göre desteğin farik ve mümeyyiz olmadığı, iki aydır kayıp olduğunun belirlendiğini, bu nedenle desteklik ilişkisi ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, müterafik kusurun göz önünde bulundurulması gerektiğini, temerrüt olmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağı, savcılık kusur raporu ve hakemce alınan kusur raporuna göre destek yayanın asli ve %75 oranında, davalıca sigortalı aracın tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, 19.02.2022 tarihli kusur ve hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulüne, davacı ... için 40.744,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrakla müracaat edildiğini, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, desteğin davacılara fiilen destek olup olmadığının ispat edilmesi gerektiğini, davacının beyanına göre desteğin farik ve mümeyyiz olmadığı, iki aydır kayıp olduğunun belirlendiğini, bu nedenle desteklik ilişkisi ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının kabul edilmediğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu, hakemce desteğin özürlülük durumu dikkate alınarak yaşasaydı davacılara destek olabilecek yetiye sahip olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapıldığı, adli tıp uzmanı ile ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin 11.05.2022 tarihli raporunda, desteğin destek ilişkisini sağlayacak yetiye sahip olup olmadığının söylenemeyeceğinin belirtildiği, dosyada başkaca bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın bu yönden düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrakla müracaat edildiğini, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, desteğin davacılara fiilen destek olup olmadığının ispat edilmesi gerektiğini, davacının beyanına ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre desteğin farik ve mümeyyiz olmadığı, iki aydır kayıp olduğunun belirlendiğini, bu nedenle desteklik ilişkisi ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının kabul edilmediğini, desteğin kazada tam kusurlu olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacılardan ...'in oğlu, ...'in üvey oğlu olan yaya desteğe davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 13.08.2016 tarihinde çarpması sonucu yaya desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, desteğin yaşasaydı ailesine fiilen destek olup olmayacağına ilişkin araştırma yapılmış olmasına, hakemce alınan 11.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda bu durumun değerlendirilmiş olmasına, kusur oranlarının tespitinin yerinde olmasına ve olayın oluşu gözetildiğinde, davalının %25 oranında tali kusurlu kabul edilmesinin isabetli olmasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.