HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, aynı Kanun' un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, aynı Kanun' un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
4. Birleştirilerek görülen davada Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararıyla sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, suça sürüklenen çocuklar ... ve... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
5. Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararının sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli kararı ile; "... Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suça sürüklenen çocukların ve sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu olay tarihinde çocuk yaşta olan mağdureye karşı silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, TCK'nın 3. ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken aynı Kanunun 109/3-a-b-f maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların ve sanıkların mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiklerine dair bir iddia bulunmadığı gibi, savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, haklarında şartları oluşmayan TCK'nın 109/5. maddesinin uygulanması,
3- Eylemin birden fazla kişiyle birlikte, olay tarihinde çocuk yaşta olan mağdureye karşı gerçekleştirildiği kabul edilmesine karşı, hüküm fıkrasında TCK'nın 109/3-b-f maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2021 tarih ve 2021/776 Esas, 2021/1484 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
suça sürüklenen çocuklar ... ve... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, mağdurun şikayeti bulunmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığına, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın oluşa, dosya kapsamına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, re'sen gözönünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun maddi ve manevi şartlarının oluşmadığına, mağdurun rızası bulunduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, yeterli ve hukuken geçerli bir gerekçe gösterilmeden mahkumiyet kararı verildiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay; suça sürüklenen çocuklar ve sanığın yaşı küçük mağduru silah tehdidi altında zor kullanarak araca bindirip sanık ...' in dükkanına götürüp alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Suça sürüklenen çocuk ...' e, hükmün 15.12.2021 tarihinde Türkoğlu 2 Nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda SEGBİS yoluyla tefhim edildiği, ancak suça sürüklenen çocuğun kararı süresi içerisinde temyiz etmediği anlaşılmakta ise de; hükmün tefhim edildiği tarihte cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesine göre, bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki (1) nolu ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur beyanları, tanık anlatımları, suça sürüklenen çocukların ve sanığın savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığına, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, kararın oluşa, dosya kapsamına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun maddi ve manevi şartlarının oluşmadığına, mağdurun rızası bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, yeterli ve hukuken geçerli bir gerekçe gösterilmeden mahkumiyet kararı verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mağdurun şikayetinin bulunmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden ise; mağdurun şikayetçi olmadığını beyan etmiş olmasının suçun sübutuna etki etmeyeceği zira atılı suçun şikayete bağlı olmadığı anlaşılmakla hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2019 tarih, 2019/481 Esas, 2019/652 Karar sayılı ilamına göre kolluk makamlarına yapılan ihbar ile soruşturma evresinin başladığı, somut olayda kolluk görevlilerine ihbar yapıldığı ve soruşturma evresinin başladığı anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin koşullar oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar ve sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarih ve 2021/776 Esas, 2021/1484 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.
...