Taraflar arasındaki 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin davacı adına çıkarılan noter tebligatının 04.05.1977 tarihinde "aynı adreste bacısı ... imzasına tebliğ edildiği" ve tebliğ mazbatasında aynı konutta birlikte oturulduğuna dair şerh bulunmadığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 16. Maddesi ile tüzüğün 22. Maddesi uyarınca muhatabın yokluğunda yapılan tebligatlarda, aynı adreste birlikte oturan kişilere tebligat yapılması gerekir.
Bu durumda tebliğ mazbatasında davacı ile tebliği alan kişinin aynı adreste birlikte oturduğuna dair şerh bulunmadığı ve dolayısı ile tebligatın usulsüz olduğu gözetilip, işin esasına girilerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; hak düşürücü süre nedeniyle reddolunan davada, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. Maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretinin nisbi tarife üzerinden takdir edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.