Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan)16.Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Ödemiş İlçesi Yusufdere Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında, 101 ada 7 parsel sayılı 7.552,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; Ödemiş İlçesi ... Mahallesi 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline ilişkin önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince; " Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman olmadığı ve davalı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile Hazinenin davasının reddine karar verildiği, ne var ki, dava konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumuna ve bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokisine göre dava konusu taşınmaz ile bu parselin komşusu olan ve kadastro sırasında gerçek kişiler adına tespit edilip Hazinece aynı nedenle haklarında dava açılıp, haklarında aynı gün temyiz incelemesi yapılan 101 ada 2,3,4,5,6,8,9,10,11 parsellerin bir bütün halinde, dört tarafının 101 ada 1 ve 102 ada 1 parsel sayılı orman parseli ile çevrili olduğunun görüldüğü, bu haliyle taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduklarının anlaşıldığı, orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasının da hukuken mümkün olmadığı açıklanarak, davacı Hazinenin davasının kabulüne ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ve dava konusu 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.