Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay İli, ..., 1.... Mahallesinde bulunan ... Ada ... no.lu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın kentsel dönüşüm sürecine girmesi sebebiyle binanın yeniden inşası için kat malikleri ile anlaşmaya varıldığını, daire sakinleri ile davacı şirket arasında dairenin yenilenmesi sürecinden kaynaklı oluşacak 178.400,00 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, bu miktarın 89.200,00 TL'sinin sözleşmenin imza edildiği tarihte, geri kalan kısmının 20 aya bölünecek şekilde ödeneceği hususunda her daire sakini ile anlaşma yapıldığını, ancak davalı borçlunun müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, yapılmayan ödemeler üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi tarihinde 125.430,00 TL'lik kısmının muaccel hale geldiğini, takibin bu miktar üzerinden başlatıldığını, davalının başlatılan takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ile haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; binanın davacı tarafından taraflarına mail yoluyla gönderdiği mimari proje ile davacının belediyeye sunduğu mimari projenin farklı olduğunu, belediye imar müdürlüğünün davacıya projeyi düzeltmesi için yazı yazdığı, belediyeye verilen projede hiçbir kat malikinin imzasının olmadığı, davacının apartmanın ortak sığınağını küçülterek sattığı, projede akslar arasında fark yaratarak başka daireye fazladan pay verdiğini ve proje ile fiili olarak yapılan bina arasında farklılıkların bulunduğunu savunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, davalının Hatay İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili;
1-Taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususun dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarında da açıkça görüldüğünü,
2-Davacı tarafından sözleşmede belirtilen teslim süresi geçmesine rağmen bugüne kadar dava konusu binayı bitirmediğini ve ne zaman bitireceğinin de belli olmadığını,
3-Davacı müteahhit şirketin sözleşme konusu borç için senet alması gerekirken alma girişiminde ve kendi evraklarını da bankaya vermesi, kredi ile ödeme yapılacağını bildiğini ve kabul ediyor anlamı taşındığını, ancak buna rağmen davacının hiçbir ihtar ve uyarıda bulunmadan sebebini araştırmadan, bankaya başvurulan kredinin akıbetini beklemeden ve kendi kusurunu hiçe sayarak icra yoluna başvurarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında her ne kadar götürü bedelli bir sözleşme imzalanmış ise de davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme olmaması, takibe konu asıl alacak miktarının tüm iş bedelini kapsamaması nedeniyle götürü bedelli sözleşmelerdeki yüklenicinin yaptığı imalatın fiziki oranının belirlenerek hesaplama yapılmasına gerek olmadığı, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve ek beyan dilekçeleriyle, dava konusu taşınmazın 06.02.2023 tarihli ilk depremde yıkıldığını, ifa imkansızlığı sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, kararın bozularak davalı müvekkili tarafından açılan istirdat davası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3.1.Hatay 5. Noterliği'nin 26/02/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ... Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kapsamında Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi arsa sahiplerinden olan davalı ve diğer tüm paydaşlar ile davacı yüklenici arasında imzalanmıştır. Bu sözleşme, hukuksal niteliği itibariyle, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. Yüklenici davacı şirket, sözleşme konusu ... Ada 54 parsel sayılı olarak tapuya kayıtlı taşınmaza, sözleşmedeki koşullarla inşaat yapımını ve arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin inşaat temel üstü ruhsatının alındığı tarihten itibaren 24 ay içinde teslimini üstlenmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, karşılıklı hak ve borçları içeren tam iki yanlı sözleşmelerdendir. Arsa sahibi ya da arsa sahiplerinin edimi, sözleşme uyarınca tapulu ya da tapulu taşınmaz payının kayden yükleniciye temliki; yüklenicinin karşı edimi ise, sözleşme ile yapımını yüklendiği bağımsız bölüm ya da bölümlerin yasa ve sözleşme koşullarına, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ve tamamlanmış olarak arsa sahibi ya da sahiplerine teslimidir. Yüklenici edimini, Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinde öngörülen arsa sahibine karşı “özen borcuna” ve aynı Kanun’un 357. maddesinde düzenlenen “sadakat borcuna” uygun şekilde ifa etmekle ödevlidir.
3.2.Somut olayda, sözleşme konusu taşınmazın inşaat ruhsatı 14.08.1998 tarihinde alınmıştır. Yanlar arasındaki sözleşmede kararlaştırılmış olduğu üzere inşaat süresi, inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren 24 aydır. Ancak 06.02.2023 tarihinde ülkemizde meydana gelen depremde sözleşme konusu inşaat yıkılmıştır.
3.3.Yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye ya da geriye etkili olarak fesih olunduğuna ilişkin yanlarca dava dosyası kapsamına bilgi sunulmamıştır. Buna göre, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yürürlükte iken, yapımı yüklenilen bağımsız bölümün tamamlanmış olarak davacı tarafından teslim ve davalı tarafından da kabul olunmadan inşaat yıkılmıştır. Davalı, çökmenin inşaatın ayıplı ve imar mevzuatına uygun yapılmamasından kaynaklandığını ileri sürmektedir.
3.4.O halde mahkemece yapılacak iş; taraflarca dosya kapsamına sunulan tüm belgeler, belediye işlem dosyası oluşturulacak uzman bilirkişi kuruluna incelettirilmek, inşaatın sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2007 tarihli Deprem Yönetmeliğine, fen ve sanat kurallarına, yasa ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, ayıplı olup olmadığı ve ayıplı yapılmış ise, çökmesinin inşaatın ayıplı yapılması sonucu olup olmadığını gerekçeleri de gösterilmek suretiyle açıklayan bilirkişi kurulu raporu alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.